Melike

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2018 85. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2018 15:11
Ülkemizin dört bir yanı efsanelerle dolu. Nereye gidersek gidelim önümüze pıt diye biri çıkıp şunun hikayesini anlatmamı ister misiniz deyiverir. Birisi bize bir adamın kayaya dönüşünü, kuş olup nasıl uçtuğunu, yerin yarılıp koca koca köyleri nasıl yuttuğunu anlattığında ayrı bir anlam yüklüyoruz, kıymet veriyoruz oralara. Çünkü öyküsü olan şeyleri seviyoruz. Anadolu böylesi söylenceleri bağrında taşırken elbet biri o bağırdan kopup gelecekti. Öyle de oldu. Yaşar Kemal doğdu. Anadolu'yu karış karış bilen adam. Derdi var onun, bir amacı. Derdini de öyle bir anlatır ki gitmesek de görmesek de o dert bizim derdimiz olur. Çünkü yazmak için yazmaz zaten öyleleri de ondan nasibini almıştır. Yaşar Kemal halk adamıdır. Yüksek kesim için yazılmış övgüler bekleyemezsin. Yalnızca gözlem de yapmaz. Yaşantıya dahil olur. Yaşar da yazar. İlk sayfaya adımımızı atar atmaz bir at karşılar bizi. Kır at. Bir saray atı. Gelip Ahmet'in kapısına konmuştur. At önemlidir. Bunu Dede Korkut'tan bu yana biliriz. Çok öykünün/romanın konusu olmuştur. At güçtür, murattır. Başı bağlı bir özgür ruhtur. Bilmediği bir kapıya neden gelmiştir. Neden durur, neden gitmez? Bu at hikayeyi şekillendirir. Allah'ın hakkı üçtür. At üç kez bırakılır ve üç kez geri gelir. At kaderdir. Dönüşü olmaz. Atın sahibi artık Ahmet'tir. Ahmet, Gülbahar, aşkın şahidi Ağrı Dağı, aşkın habercisi bir kır at ve ördü kader ağlarını... İmkansızı dilemek. Kadere karşı koyabilir mi insan? Karşılaşmaları kader, kavuşamayacaklarını bilmeleri kader, atın Ahmet'i bulması kader. Yeni bir umut kader, derken karanlıklar yine kader. İmkan imkansızlık hep kader. Adı üstünde efsane bu, aşksız olur mu? Aşkı da seviyoruz ya zaten. Dört yanımız sevenler, sevip de kavuşamayanlar, kavuşup da yaşayamayanlarla dolu. Hikaye bir aşk
Edebiyat
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Ragıp Reis isimli okura yanıt verildi
Melike
Çok teşekkür ederim. Ne mutlu, katkım olursa çok memnun olurum. Lütfen yazın öğrencilerinizin çıkarımlarını merakla bekliyorum :)
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2018 83. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2018 13:30
….bak şu hançerin üstüne. Üzerinde İtalyanca bir cümle: Entrero in un cuore! manası nedir biliyor musun? ‘’Bir kalbe gireceğim!’’ demek ve bu senin kalbin. (Sayfa 179) bu diyaloğa cevaben youtu.be/ZWwtLPtQLHw şunu bırakayım da 179' dan sonra nasıl bir kafayla okuduğum anlaşılsın :D artık ciddileşebilirim ;) --------------------------------------------------------------------- Vildan bipolardır. Mualla hislidir, mantıklıdır, haklıdır. Muharrir ikisini de kandırmıştır. Ne ret, ne kabul: Tereddüt Üç ana karakter, roman içinde roman, geniş anlamda metnin merkezini oluşturan diğer bir metin: Çıplakları Giydirmek, Pirandello. Karşımıza kendi gibi bir yazar karakteri çıkaran Peyami Safa, yazarın genel geçer yaşantısını, yazdıklarında kendi yaşamının etkisinin fazlaca görüldüğünü, bize ama bilhassa da Mualla’ya hissettirir. Yazar başlı başına bir tereddüt yumağı iken Mualla’nın da ondan altta kalır yanı yoktur. Tüm roman boyunca yer yer yok sayılsa da hiç bahsi açılmasa da bizler biliriz ki Mualla yoksa bile tereddütleri sayfalar arasındaki boşluklarda dolaşmaktadır. Safa’nın oldukça iyi bildiği, çevirilerini Fransızca’dan okuduğu bir İtalyan oyunu olan Çıplakları Giydirmek karakterleri, kendi yarattığı tereddütlü karakterlerine güzel bir gömlek olmuştur. İki kitap arasında köprü olan en önemli karakter de kesinlikle Vildan’dır. Vildan kitabı okumuş, yazarın o metinden almak istediklerinin bilincinde olan bir kadındır. Tüm roman boyunca bu kitaptan alıntılar yapar ve sorular sorar. Bir tereddüdün romanı bir bağlamda Vildan’ın anlattıklarıyla Çıplakları Giydirmek adlı oyunu iyi anlayabilmek üzere yazılmıştır. Nereden geldiği nereye gittiği belli olmayan, istediği şeyin ne olduğunu kendi bile kestiremeyen bu kadın, yazarın sevgilisi mi, bir yabancı mı, sıradan ya
Edebiyat
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209,1bin okunma
Ahya isimli okura yanıt verildi
Melike
Çok teşekkür ederim, okuyan da pişman olmaz diye umuyorum. :)
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 23:10
Hayatı konuşalım istiyorum ben biraz bu kitapla. Kalp ritminin ekrana yansıttığı çizgiler gibi seyreder hayat. Bazen keskin çıkışlar, dik yokuşlar bazen beklenmedik inişler tam oh be düze çıktık derken aynı döngü yaşam enerjimiz bitene kadar devam eder durur. Herkes için aynı ama Mücella hariç. Dışarıda akan bir hayat var ama Mücella'nın değil. Değişen bir dünya var ama Mücella'ya dokunmuyor. Ne dalgaları atlatmak için manevralara ihtiyacı var onun, ne de hayatında ani beklenmedik bir gelişme olma ihtimali. Sınırları daha o doğar doğmaz çizilmiş bir kuralcı hayatı var. Asla başkaldırma iradesi yok. Boğun eğen uysal bir kız çocuğu Mücella. Her şeye amenna her şeye eyvallah.... Elimizde bize atalarımızdan geçen bir kültür var. Ama işe yaramayacak bizleri bir yerlere taşımayacak çok fazla kalıntıları da barındırıyor içinde. Diğer yanda ani ve keskin çözüm önerileri giriyor hayatımıza. Bir elimizde yanlış da olsa benimsediklerimiz diğer elimizde bize iyi geleceğini bilip inansak da ikna olamadığımız küllerinden doğma süreci. Böyle bir dünyada çocuk Mücella. Ne verirlerse onunla yetiniyor. Onun hayatını 1920lerde doğmak şekillendiriyor. Kitap Mücella'nın üstünden ilerliyor. Başından sonu belli hikayesi ama zaten mevzu Mücella da değil. Bir ömre sığan koca bir ülke. Bu yüzden biz de mücellanın sessiz tek düze dünyasından izliyoruz çok partili dönemi, kıtlık, ihtilal zamanlarını. Elektriğin bir eve girişini, gaz lambasının isli penceresinden izlenenlerin artık bir lamba düğmesini açmakla apaçık aydınlanmasını. Aydınlandıkça tatminsizce dağılan evleri, ani ve genç ölümleri, yokluğu ama aynı zamanda varlığı; dirlik düzenliği, savaşın tükenmek bilmeyen hezeyanlarını. Mücella'nın yaşamı dünyaya sadece bakılan bir pencere. O yüzden hikayesinin seyri belli. Aslolan tarihsel
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Necip G. isimli okura yanıt verildi
Melike
Çok teşekkür ederim Necip Bey, çok iyi olmuş bu parça da :)
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 23:10
Hayatı konuşalım istiyorum ben biraz bu kitapla. Kalp ritminin ekrana yansıttığı çizgiler gibi seyreder hayat. Bazen keskin çıkışlar, dik yokuşlar bazen beklenmedik inişler tam oh be düze çıktık derken aynı döngü yaşam enerjimiz bitene kadar devam eder durur. Herkes için aynı ama Mücella hariç. Dışarıda akan bir hayat var ama Mücella'nın değil. Değişen bir dünya var ama Mücella'ya dokunmuyor. Ne dalgaları atlatmak için manevralara ihtiyacı var onun, ne de hayatında ani beklenmedik bir gelişme olma ihtimali. Sınırları daha o doğar doğmaz çizilmiş bir kuralcı hayatı var. Asla başkaldırma iradesi yok. Boğun eğen uysal bir kız çocuğu Mücella. Her şeye amenna her şeye eyvallah.... Elimizde bize atalarımızdan geçen bir kültür var. Ama işe yaramayacak bizleri bir yerlere taşımayacak çok fazla kalıntıları da barındırıyor içinde. Diğer yanda ani ve keskin çözüm önerileri giriyor hayatımıza. Bir elimizde yanlış da olsa benimsediklerimiz diğer elimizde bize iyi geleceğini bilip inansak da ikna olamadığımız küllerinden doğma süreci. Böyle bir dünyada çocuk Mücella. Ne verirlerse onunla yetiniyor. Onun hayatını 1920lerde doğmak şekillendiriyor. Kitap Mücella'nın üstünden ilerliyor. Başından sonu belli hikayesi ama zaten mevzu Mücella da değil. Bir ömre sığan koca bir ülke. Bu yüzden biz de mücellanın sessiz tek düze dünyasından izliyoruz çok partili dönemi, kıtlık, ihtilal zamanlarını. Elektriğin bir eve girişini, gaz lambasının isli penceresinden izlenenlerin artık bir lamba düğmesini açmakla apaçık aydınlanmasını. Aydınlandıkça tatminsizce dağılan evleri, ani ve genç ölümleri, yokluğu ama aynı zamanda varlığı; dirlik düzenliği, savaşın tükenmek bilmeyen hezeyanlarını. Mücella'nın yaşamı dünyaya sadece bakılan bir pencere. O yüzden hikayesinin seyri belli. Aslolan tarihsel
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Eylül Türk isimli okura yanıt verildi
Melike
Çok teşekkür ederim Eylül hanım. Güzel yorumlarınız beni mutlu etti. Keyifle ve kitapla yolumuza devam edelim 😊 sizlerde var olun.