“Yani olmuyor , olmuyor istesem de
Kimse gelmiyor beklesem de ”
Soğuktu hava , bir kedi geldi yanıma yemek verdim ona. Kendi paramla aldığım salamdı , bunlar gerçekti , sanmayın ki yalandı.
Uzun zamandır kimse gelmiyor , kedilerden başka. Ya ben kedilere gidiyorum ya kediler geliyor bana. Soğuyor hava , soğuyor şehir , soğuyor dünya. Küresel ısınma olayına fazla inanma.
Açlıktan ölmedim daha , ekmek parası cebimde duruyor ama gönlüm seyahatler çekiyor aslında , aramızda kalsın ama gizliden gizliye intiharlar düşüyor aklıma hatta.
“ Geçtiğimiz yolları arıyor gözüm yine
Sanırım şehir uzakta kalıyor”
Kedi gibi kapında kıvrılıp kalmak istediğim günler , şimdi ne kadar uzak ne kadar anlamsız. On sene mi oldu , on beş mi ? Zaman ne kadar belirsiz ne kadar boş ne kadar geri dönüşsüz ne kadar çaresiz..
“ Ellerimi uzatsam tutmak isterim günü
Ama güneş her gece tepemde doğuyor”
Güneşi geceleri doğanlar , kitap okuyanlar , kedi severler , sizler ! Kendini kandırmaya devam edenler. Kendi düşlerinde kaybolanlar.
“ Yaz kokusu duyardım kışın ortasında bile
Uzun cümleler kurardım konuşurken”
Mevsimleri de unuttum , mevsimlerin anlamı var mıydı ,
varsa neydi ? Ne çok konuşurdum gereksiz boş anlamsız. Sustum şimdi , ağzımdan çıkan tek ses şöyle ki , kedilere pisi pisi..
“ Eski filmlerde kaldı böyle sözler deniyor
Ama şimdi filmler bile eskimiyor”
Sinemalara gidiyorum yine de son bir çırpınışla , kendimi tamamlamak uğruna , bir sonuca varsam da varmasam da. Türk filmleri o eski Yeşilçama benzemiyor tabi , çabucak tüketiliyor. Küçük ülkelerden büyük filmler çıkıyor , insan hayret ediyor , film festivalleri insana nefes aldırıyor , bir de kediler..