📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne olduğumuzu anlamayı umamayız. Belki bir çiçek ya da böceği tam olarak anlayabiliriz ama kendimizi asla. Bütün evreni anlamayı ise daha da az umabiliriz.
Eylül Ayı Hikaye : #83610043
Bir rüzgar esti , savurdu ne varsa bilincimde , hafızam ağır yaralı , gerçeklikle bağım iyice zayıfladı.
Bir takım adamlar siyaset konuşuyor akşamları , parlak dikdörtgen bir ekranda , Doğu Akdeniz mi ne , tekrarlayıp duruyorlar bir şey anlamıyorum.
Çeşit çeşit toplar yuvarlanıp duruyor , futbol , basketbol , voleybol ne bileyim daha ne bol , giderek daha da bol geliyor üzerime. Birbirine vuran adamlar gördüm bir de , boks diyorlar.
Birileri dünyayı kurtaracakmış , uzayı hatta. Musk diye biri varmış , tam olarak çözemedim numarasını ama bir çeşit teknoloji sihirbazı sanırım , parayı götürmüş diyorlar , zenginin malı züğürdün çenesinde tahribat bırakır , bütün bunların bizimle ne ilgisi var anlamıyorum.
Bir de hukukçular dolaşıyor ortalıkta , nerede bir genç kız ölse onlar orada , her şeyi de biliyorlar , doktorlar gibi onlar da bir çeşit yarı tanrı olsa gerek. Çok sayın hukukçular , ağzı iyi laf yapanlar , biz sizin gibi olamadık kader utansın.
Magazin diye bir şey var , bitmemiş daha. Kimin eli kimin cebinde , kim kiminle nerede , kimin kocası kimin karısıyla , kim kimi kiminle , kim bunlar hangimize hitap ediyorlar , çözemiyorum.
Cüppeler , sarıklar , din elden gidiyorlar , şarlatanlar.
Kraldan çok kralcılar , Kemalden çok Kemalciler , laiklik elden gidiyorlar.
İcat çıkarmalar , felsefe yapmalar , edebiyat parçalamalar.
Doktorlar , hemşireler , salgınlar , maskeler , mesafeler , temizlikler , Avrupalar , Asyalar , Amerikalar , video bağlantılar , tablolar , aşılar , günler , aylar , yıllar.
Sokakta gürül gürül akan dünyalar , eltiler , görümceler , enişteler , bacanaklar.
Bir ben uyumadım kaç leylim baharlar , hasretler , prangalar. Sevgiler , aşklar , hoşlanmalar , aldatmalar , aldanmalar ,
Bu kitabın tüm tarihi detaylarını dönemlere benden daha çok ilgili okurlara bırakıyor ve ben kurmacanın peşine takılmayı seçiyorum.
Birçok bölümden oluşan kitap, tarih boyunca adını çok sık duyduğumuz olayları defalarca okuduğumuz Osmanlı tarihi bölümlerini konuk ediyor.
Yeniçeri Ocağı'nın kuruluş mahiyeti, zamanla geçirdiği değişim, zamanla var olan algının nasılda değiştiği aslında tüm sistemlerin zaman içinde nasıl değişim yaşayacaklarının da bir göstergesi gibi.
Nihade: Farsça kökenli 'bırakılmış' anlamına gelen bir kelime. Buhurdana saklanmış filbahri kokusunun kadın silüetiyle dünyaya nazar etmesiyle karşımıza çıkıyor Nihade. Gece kadar karanlık olması bir kokudan vücut bulmasının sonucu olsa gerek. Çünkü bir koku her şeyi yapabilir. Zamanı ve mekanı yoktur, yayılır, akla kazınır. Koku filbahriyse eğer kendini Nihade olarak gösterdiğinde gelmiş geçmiş tüm zamanlar tek bir anda yaşanır. Geçmişe bakmasan bugünü, yarını düşlemesen kendini bulamazsın. Bu yüzden isim önemlidir, ismin taşıdığı anlam önemlidir, koku önemlidir.
Nihade'nin açtığı geçmiş gelecek tüm kapıları bugünde yaşarken bakıyor kitap haklı denilen, yüz dönülen devirlere, bozulmayı da sorguluyor, ödenen bedelleri de. Bir zaman yine buhurdan açılır, olur da bir filbahri kokusu sararsa ortalığı belki bugünler geçmiş olduğunda yine bakacak geçmişe birileri, bugünün haklıları haksız, yalnızları kalabalıklaşacak ve belki içten mi olur ilk bozulma yoksa ilk çatlak darbesi dışardan mı gelir tartışmaları aynı yerden cevap bulacak. Belki her çöküş bir öncekinin tekrarı ve her ders sen öğrenene kadar devam edecektir.
Anlatımların havasına çok uyan bir dili var ancak ağır ilerliyor. Tarih, geçmişe nasıl bakılsının anahtarını sunar bize ve ben burada o anahtarın okura verildiğini hissettim ve tarih kabul
Bu kitabın tüm tarihi detaylarını dönemlere benden daha çok ilgili okurlara bırakıyor ve ben kurmacanın peşine takılmayı seçiyorum.
Birçok bölümden oluşan kitap, tarih boyunca adını çok sık duyduğumuz olayları defalarca okuduğumuz Osmanlı tarihi bölümlerini konuk ediyor.
Yeniçeri Ocağı'nın kuruluş mahiyeti, zamanla geçirdiği değişim, zamanla var olan algının nasılda değiştiği aslında tüm sistemlerin zaman içinde nasıl değişim yaşayacaklarının da bir göstergesi gibi.
Nihade: Farsça kökenli 'bırakılmış' anlamına gelen bir kelime. Buhurdana saklanmış filbahri kokusunun kadın silüetiyle dünyaya nazar etmesiyle karşımıza çıkıyor Nihade. Gece kadar karanlık olması bir kokudan vücut bulmasının sonucu olsa gerek. Çünkü bir koku her şeyi yapabilir. Zamanı ve mekanı yoktur, yayılır, akla kazınır. Koku filbahriyse eğer kendini Nihade olarak gösterdiğinde gelmiş geçmiş tüm zamanlar tek bir anda yaşanır. Geçmişe bakmasan bugünü, yarını düşlemesen kendini bulamazsın. Bu yüzden isim önemlidir, ismin taşıdığı anlam önemlidir, koku önemlidir.
Nihade'nin açtığı geçmiş gelecek tüm kapıları bugünde yaşarken bakıyor kitap haklı denilen, yüz dönülen devirlere, bozulmayı da sorguluyor, ödenen bedelleri de. Bir zaman yine buhurdan açılır, olur da bir filbahri kokusu sararsa ortalığı belki bugünler geçmiş olduğunda yine bakacak geçmişe birileri, bugünün haklıları haksız, yalnızları kalabalıklaşacak ve belki içten mi olur ilk bozulma yoksa ilk çatlak darbesi dışardan mı gelir tartışmaları aynı yerden cevap bulacak. Belki her çöküş bir öncekinin tekrarı ve her ders sen öğrenene kadar devam edecektir.
Anlatımların havasına çok uyan bir dili var ancak ağır ilerliyor. Tarih, geçmişe nasıl bakılsının anahtarını sunar bize ve ben burada o anahtarın okura verildiğini hissettim ve tarih kabul