Büşra

Büşra
@Buusraa_
Oku, şâyet sana bir hisli yürek lâzımsa.
9/10
·520 syf.··
2023 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2023 16:16
Kitabı yeni bitirmiş olmamın verdiği bir heyecanla incelememe başlıyorum. Hatta öyle ki kitabın üzerimde bıraktığı etkiyi tam olarak nasıl kelimelere dökeceğimi bilemiyorum. Aslında okuyacaklarım listemde olan ama bir türlü sırası gelmeyen bir kitaptı. Çok sevdiğim bir öğrencimin okuyup üzerine yazdığı inceleme sonucu ve tavsiyesiyle hemen okumaya başladım. İlk defa bir romanın üzerimde böyle bir etki bıraktığını itiraf etmem lazım... İlk defa gözlerim doldu, kitabın arka kapağını kapatıp uzuuunca bir süre kendime ne zaman gelirim acaba diye düşündüm. (SPOİLER) Bilindiği üzere Martin Eden yarı otobiyografik bir roman bu vesileyle Jack London'u da tanıyoruz. Örneğin aynı Martin gibi yoksulluktan kurtulmak için yazarlığa başlaması, 17 yaşında açık denize açılması ve oradaki 8 aylık tecrübesi Martin karakterinde beden buluyor yine Ruth, Brissenden karakterlerinin onun hayatından kişilerin yansıması olduğunu biliyoruz. Ayrıca iş Bankası Yayınlarından okuduğum için  çevirmenin numaralandırarak yaptığı açıklamalarla roman daha anlaşılır olmuş. Özellikle son  açıklamada Martin Eden'ın intiharının sembolik anlamı olması Jack London'u daha iyi tanımamı sağladı. Bu noktadan sonra incelememi romanın bana ne hissettirdiği, ne düşündürdüğü üzere olacak. Hayatımın 26. yılında farkına vardığım bir düsturun romanı gibiydi Martin Eden: Aslında yolun sonu değil yolda olmak güzeldir. Yolda olmak bir nimettir. Yolda olabilmek, yürüyebilmek, o sıhhatte, o güçte, o motivasyonda olmak bir nimettir. Martin'in yakınlarından biri olup ona, acele etme bu yol zor da olsa acı da çeksen vardığın yerden çok daha güzel tadını çıkar, demek isterdim.    Martin'in yaşadığı şey ise yol son bulduğunda elinde kocaman bir hayal kırıklığı kalmasıydı ve kaçınılmaz sona doğru gitmesinin İLK sebebi
1000k
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hay bugün bizi ziyaret etseydi?
Puan vermedi·168 syf.··
2023 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2023 01:08
Kitapta İbn-i Sina ve İbn Tufeyl 'den ayrı ayrı Hay bin Yakzan' ı okuyoruz. İsmen aynı olsa bile ikisinin birbirinden farklı içerik ve usule sahip olduğunu görüyoruz. Okuması zor sindirilmesi için tekrar tekrar okunması gereken bir kitap (kendi adıma). Din felsefesi alanında temeli olan kimsenin soyut bilgilerini somutlaştırması açısından çok faydasını göreceğini düşündüğüm bir eser oldu. Benim için Özellikle aşırı soyut kalan Sudur teorisini daha da netleştirmemi sağladı. Tabii ki kitabın içeriği bunun çok daha fazlası ve ötesinde bölüm bölüm ilerler şekilde devam ediyor. Ancak ben kitapla ilgili bu nokta üzerinden değil de daha farklı bir bakış açısıyla incelememi sürdürmek, İbn Tufeyl'in Hay bin Yakzan'ında bir noktaya değinmek istiyorum. (Bu noktadan sonra spoiler içerir) Aklıma şöyle bir soru geldi, Hay bugün bizi ziyaret etse yine aynı hayal kırıklığıyla adasına geri mi dönerdi? Yine şu cümleleri kurar mıydı? " İnsanlar kendileri için felaket demek olan dünya mallarını toplamakta bitimsiz bir yarış içine girmişlerdi. Ölene kadar süren bu mal biriktirme yarış ve hırsı, onları ölümsüz mutluluğa eriştirecek eylem ve çabalardan habersiz bırakmıştı." " Onlardan oruç, namaz, hac, zekat vb yükümlülüklerden daha fazlasını beklemek anlamsızdı. Büyük çoğunluğunun öğretiden kazancı, yalnızca dünyevidir. " (s. 166) " Hay, aydınlatmaya çalıştığı insanlardan umut kestikten sonra bütün toplumu gözden geçirdi. Her sınıftan insanın kendi bilgisiyle yetindiğini, dünyevi istek ve eğilimlerini, bencil isteklerini tanrı edindiklerini gördü. "(s. 165) Başta sorduğum sorunun cevabını herkesin bireysel olarak vermesi gerektiğini düşünüyorum. Kitabı bu yönüyle bir ders çıkarma vesilesi olduğunu düşünerek sayfalarını kapattım. Keyifli okumalar... Hay bin Yakzan
Felsefe
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
Öyleyse derdiniz yâr ola!
10/10
·144 syf.··
2022 11. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2022 20:52
Bekir Develi, bu hayatta "derdi" olan nadir insanlardan. Söyleşilerine katılmış bu kitabı da imzalatıp tanışma fırsatı bulmuştum. Kitap farklı konu başlıkları halinde bölüm bölüm ilerliyor. Bölümler kısa kısa ama az ve öz derler ya o misal. Her bölümden sonra durup düşünüp sindirmeniz gerekiyor. Konularla alakalı farklı bakış açıları kazanarak ilerliyorsunuz. Kitap zaten çok akıcı, muhabbet eder gibi ilerliyor ve kısa sürede bitiyor. Beni en etkileyen bölüm 'şükür' bölümüydü. Bu bölümü okurken oturduğun yerde nelerle nimetlendirildiğini farkediyorsun, tabiri caizse o an bir aydınlanma yaşıyor şükrü yüreğinizde hissediyorsunuz. Bu bölümde beni özellikle etkileyen bir nokta var ki ömrüm boyunca benimle olacak bilinç kazanmamı sağladı. O da 'rutin nimettir, rahmettir' Bu noktada daha fazla detaya girmeyeceğim :) okumak isteyenlere kesinlikle bu bölümün üzerinde durmalarını tavsiye ederim. Kitap bitince Bekir Develi kimdir? derdi nedir? çabası nedir? Bir Müslüman olarak bu çağda bizim de çabamız ne olmalıdır? Gibi sorulara cevap buluyorsunuz. En önemlisi de herkesin bulunduğu konumda mesleği, uğraşı, yeteneği ne olursa olsun İslam için bir 'derdi' olmalıdır ya! Diyerek kapatıyorsunuz kitabı. Kısaca kesinlikle tavsiye ederim... Keyifli okumalar... Allah Cümlemizi Korusun Bekir Develi
Hayat ve İnsan
Allah Cümlemizi KorusunBekir Develi · Profil Kitap · 20182,973 okunma
Öğretmenim Bir Bakar Mısın?
Puan vermedi·208 syf.··
2022 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2022 20:40
Bu kitabı okumaya başlamamın sebebi mesleğimden ziyade Doğan Cüceloğlu'nun hayata, eğitime, çocuklara, insanlara olan ince bakış açısı oldu. O'nun penceresinden dünyaya bakmak insanın içinde bir umut yeşertiyor, kıpır kıpır bir mutluluğa sebep oluyor. :) Bu kitap da   içindeki mektuplar sebebiyle bir çok duyguyu yine en derinde hissettiriyor. Gönderilen mektuplar birebir öğretmenin, öğrencinin, velinin ağzından yazılmış, yaşanmış, direk tecrübe edilmiş olması sebebiyle çok etkileyici. Bu örnekler yer yer güldürdü, umutlandırdı, vay be! Ne öğretmenler varmış dedirtti bazıları ise üzdü, kızdırdı, durup "ben olsam ne yapardım?" diye düşündüğüm çok yer oldu. Zaman zaman durup kendi eğitim serüvenim içindeki öğretmenlerim aklıma geldi. Kimini tebessümle hatırladım kimini hatırlamak dahi istemedim.. Sanıyorum bu mektuptakiler gibi örneklerle hemen hemen herkes karşılaşmış.. Hemen ardından mektupla alakalı Doğan Hocanın da görüş ve yorumlarına yer vermesi sanki düşüncelerimi duyuyor da cevaplıyor gibi hissettirdi. :) Daha öncesinde bir çok söyleşisini dinlemiş olmamın etkisinden olsa gerek kitabı başından sonuna kadar onun sesi, tonlamaları ile okudum ve bitirdim. Bazı yerlerde gülüşü dahi kulaklarımdaydı. :) Gerçekten çok keyifliydi.     Son olarak, öğrenmeyi asla bırakmayan öğretmenlerimizin, öğretmen adaylarının bu kitabı okumasını kesinlikle tavsiye ederim bunun en büyük sebebi içinde bir çok örneği barındırıyor olması. Şöyle ki bizim de  sınıfımızda karşılaşmamız muhtemel bir çok yaşanmış olaya karşı öğretmenlerin verdiği tepkiler yol gösterici oluyor. Okurken 'Nasıl bir öğretmen olmalıyım' ve 'nasıl bir öğretmen olmamalıyım'ı fark ediyorsunuz. Büyük bir minnetle, sevgiyle bahsedilen öğretmenleri, büyük bir nefretle, kızgınlıkla hatırlanan öğretmenlik mesleğini
Eğitim
Öğretmenim Bir Bakar mısın?Doğan Cüceloğlu · Final Kültür Sanat Yayınları · 20187,6bin okunma