"
Allah, insana inanır. Yoksa yaratmazdı ki..."
"
Başıma gelenlerden sonra O'nu görmek istedim, göremedim. Unutuldum belki de."
"
Göz,
görebildiği kadarını görür. Gerisi kalbin işidir.
Kalbin yerindeyse, korkma.
O seni unutmadı.
Sen O'ndan vazgeçsen bile O senden vazgeçmez. Hadi anlat,
kederinle ısınalım..."
Hayatını dolu dolu yaşadığı için
kuru ot hâlâ dikkatini çeker geçenlerin.
Çiçekler sadece çiçek açar,
ama bunu en iyi onlar yapar.
Vadideki beyaz zambak, kimse görmese de,
görülmeye gerek duymaz, sadece güzellik için yaşar. İnsanlar ise katlanamaz bu "sadece"ye.
Domatesler kavun olmak isteseydi herkes güler geçerdi.
Pek şaşırırım kendileri olmamak uğruna onca zaman harcayan insanlara; kim ister ki gülüp geçilmeyi?
Güçlüymüş gibi davranma hiç,
her şey yolundaymış gibi yaşama,
başkalarının düşündükleri tasalandırmasın seni,
ağla gerekiyorsa,
ağlamak güzeldir gözyaşları tükenene dek (çünkü ancak o zaman tekrar gülebilirsin).
224
Derken pijamalı ölüyü düşünüyorum: Yapayalnız...
Bu öyle dipsiz bir yalnızlık ki yirmi yıl boyunca adamın yokluğunu hisseden,
geride hiçbir iz bırakmadan yoklara karıştığını fark eden tek bir kişi bile çıkmamış.
Düşünüyorum da,
açlık ve susuzluktan, işsizlikten ve
aşk acısından,
hüsran yaşayıp umutsuzluğa kapılmaktan beteri var:
Dünyada kimsenin, ama hiç kimsenin bizimle
ilgilenmediğini hissetmek.
Şimdi bu adam için içimizden dua edelim ve dostlarımızın ne kadar önemli olduğunu düşünmemizi sağladığı için kendisine teşekkür edelim.