Dini anlayan, yaşayan ve kurumsallaştıran insandır. Bu bakımdan, din denildiğinde hem dinin özünü oluşturan temel kurucu ilkeler, hem de bu ilkelerin insanlar tarafından anlaşılma biçimleri akla gelir. (...) Daha açık bir ifade ile din anlayışı bireysel ve toplumsal planda bütünüyle beşeri olan bir anlayıştır.
O halde Kur'an, kerim olan Allah'ın, kerim olan melekle, kerim olan bir ümmet için, kerim olan bir peygambere indirdiği kerim bir kitaptır. Eğer müslümanlar bu kitaba sarılır, gereğince hareket ederlerse kerim bir mükafata nail olurlar.
Kitap kelimesi Kur'an-ı Kerim'de birçok manada kullanılmıştır. Bunlar; farz, hüküm, hüccet ve delil, zaman ve süre, efendisinin kölesiyle yazılı akit yapması, kulların amellerinin kaydedildiği yer, levh-i mahfuz, ilim, tahakkuk ve itikad, icad gibi manalardır. Kitap kelimesi Kur'an'da 259 yerde geçmekte ve bunlardan yaklaşık 85 tanesi ile Kur'an kastedilmektedir.
'Birleştirmek', 'bitiştirmek', 'bağlamak' gibi anlamları olan Kitap kelimesi dikmek suretiyle bir deriyi diğer deriye bitiştirmek manasına gelen ke-te-be kökünden gelmektedir. Bu kelime yazı ile bir kısım harfleri diğer bir kısmına bitiştirmek için kullanıldığı gibi lafız (söz) ile birbirine bitiştirilen şeyler için de kullanılır. ''Falan kitap benim kütüphanemde var.'' dediğimiz zaman birincisini, ''Falan kitap ezberimdedir.'' dediğimiz zaman da ikincisini söylemiş oluruz. Bu sebeple, aslen her ne kadar bir kitap(mushaf) olarak yazılmamış olsa bile Kur'an-ı Kerim'e (ayetlerde) Kitap denilmiştir.