Ulu Tanrı için, beyaz adamın duaları da yeterliymiş. Onun tanrısı kandırdı bizi, açıkça dolandırdı. Papalagi de kendi tanrısını kandırıp fiştekledi bizi Büyük Ruhun sözlerini kullanarak aldatması için. Çünkü beyaz adamın gerçek tanrısı, kendisinin "para" adını taktığı yuvarlak metal ve ağır kâğıttan başka bir şey değildir.
Biz Piri Reisimizi, ne idiyse öyle bilmek arzusunda olmalıyız. Yüzyıllardır onun gibi pek az insan yetiştirebilmiş olmanın (ki bu doğrudur) bıraktığı açığı ona hak etmediği sıfatlar yakıştırarak kapatamayız.
Avrupa eleştirel akıl diyebileceğimiz yeteneğini iki Anadoluluya borçludur: MÖ 6. yüzyılda iki Miletli, Thales ve Anaksimandros, ilk kez dinsel inançların kendilerine sunduğu dünya ve evren kavramlarının yetersiz olduğunu görerek, bu inançları oluşturan fikirlerin yerine daha iyilerinin üretilebileceğini düşünmüşlerdir.
Gerçek kainat karşısında bilimin de dinin de yöntemlerinin aynı olmak zorunda olduğunu tarih teyid etmektedir. Din doğa hakkında nerede bilimle çatışmışsa, Kopernik teorisinin, Galile fikirlerinin ve Darwin'in görüşlerinin tarihinden bildiğimiz gibi, hep bilim galip gelmiştir.