"...Görüyorsun, Pons, dünya öyle kötü bir yer ki yaşam çok hüzünlü, herkes ölüyor ve ölecek... hatta öldüler. Bu yüzden insanlar bugünlerde benim gibi bu kötülükten ve hüzünden kaçmak için şaşkınlık uyandıran șeylerin, hiçbir şeye aldırmayan çılgınca eğlencelerin peșinde koşuyorlar."
Doğu'dan Batı'ya ya da Batı'dan Doğu'ya yürütülmüş eserler efsanesi, bana hep şu düşüncemi hatırlatır: Dünya dediğimiz rüyalar âlemi, bir uykudagezerin şaşkınlığı içinde kapısından giriverdiğimiz bir evse eğer, edebiyatlar da, alışmak istediğimiz bu evin odalarına asılmış duvar saatlerine benzerler.