Yaşlanıyorum ve yaşlılar konuşmayı sever.
Genç biri yaşlı bir adama geldiğinde yılların bilgisini alır.
Fakat gençler yaşlıların sadece geçmişle ilgili bilgeliğe sahip olduğunu, bu yüzden bildiklerinin işe yaramayacağını düşünürler.
Yanılırlar, şunu unutma:
Bugün parlayan güneş senin babanın doğduğu gün de parlıyordu ve senin son torunun diğer dünyanın karanlığına geçerken de parlamaya devam edecek.
Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık,
Bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.
Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
O günden sonra dünya her gün biraz daha kana boyandı, her gün biraz daha gölgelendi ve hayat da benim yüzüme bir daha gülmedi. Geçmişin seslerinden başka birşey işitmeyip çocukça bir umudu besleyebilmek, ısrarla bir hayali içimde büyütebilmek için insanlardan uzaklaştım: Onun bir gün yeniden bulunacağı hayalini.