Siz erkekler durmadan birilerini yargılama gereği duyarsınız zaten. Aslında hepiniz Tanrı olmaya çalışıyorsunuz. O kadar korkak ve zayıfsınız ki, bir insan olarak kendinizi güvende hissetmeniz imkansız. Ama bunun için sizi suçlamıyorum tabii; hep güçlü olmaya şartlandırılmışsınız.
Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yollarin girmesi,
Ne kapanan kapılar,
Ne yıldız kayması gecede,
Ne ceplerde tren tarifesi,
Ne de turna katarı gökte.
İnsanin içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
"Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık!"
Sırf çoğunluğun normallik anlayışına ters düşüyor diye birine deli yaftası yapıştırıp onu bir tımarhaneye kilitlemek insanlık dışı degil mi? Neden insanları değiştirmektense, insanlara dünyayı değiştirecek gücü vermeyi denemiyorsunuz?
Ya deliler haklıysa! Delilere özgürlük!
Günümüzde Amerikan Edebiyatinin kurucularindan olarak kabul edilse de kendi doneminde Edgar Allan Poe malesef döneminin edebi zevkine hitap etmedigi icin kabul görmemiş. Çünkü o katiller , cinayetler üzerine kisa öyküler yaziyordu.
Natos yayinlarinin basimi bu kitap beş öyküden oluşuyor:
- Morgue Sokağı Cinayeti
- Kuyu ve Sarkaç
- Maelström'e Düşüş
- Geveze Yürek
- Amontillado Fıçısı
Bu kisa öykülerden Morgue Sokagi Cinayetini okurken Arthur Conan Doyle'nun Sherlock Holmes'ini okuyor veya izliyor gibi olabilirsiniz. Yazar muhakkak Poe'den etkilenmis. Poe'nin Dupin'i Doyle'nin Holmes'i oldugu cok acik. Fakat ne hikmetse Arthur Conan Doyle kendi ulkesinde bu basarisindan dolayı İngiltere Kraliçesi tarafından" Sir" unvanini alirken ( Hatta bir yerde 2.Abdulhamit’in de bu başarısından dolayı Doyle’yi İstanbul’a davet ettiğini okumuştum) malesef Edgar Allan Poe kendi ulkesinde kabul görmeyip zor bir yaşam sürmüş ve ölümünün ardindan doktorlar ölüm sebebini bile araştırma geregi duymayacak kadar deger ve kabul görmemiş.. Anlayacagimiz ölümünden sonra değer görenler listesindedir Edgar Allan Poe.
Kitaptaki beş öyküden Morgue Sokagi Cinayeti muhakkak kendi başına bir başyapıt sayılabilir. Fakat ben Kuyu ve Sarkaç isimli öyküyü de fazlaca begendim.
Keyifli okumalar dilerim