Yakup KAZDAL

Yakup KAZDAL
@Captainyk
“POYRAZ BİR HİKÂYE” Kitabımın ilk bölümleri hikâyeler kısmında.Okuyup yıldızlayarak destek verebilir,yorum ve eleştirilerinizle yol gösterici olabilirsiniz.Vakit ayıran herkese teşekkürler. #272384665 Cahit Zarifoğlu Oğuz Atay Fyodor Dostoyevski
Kaptan
İstanbul
4 Eylül
74 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Şimdi söyler misin,sevmek ile üzülmek ne zaman birbirinden vazgeçecek ? “Sevmek ve üzülmek ne zamandan beri ayrı yaşıyor ki ?” dedi,Kâmil ÇAVUŞOĞLU. “Sevmek” dedi,Poyraz… Leyla’yı öldüren, Kays’a olan sevgisi değil miydi ? Peki ya Kays’ı mecnun eden ? Neydi “Mona roza” yı yazan kalemin malikini, o tek gülden caydıran,Acz’ı bu denli anlaşılmaz kılan ? Hem mutlu olup,hem şair olunur muydu ? Şiirler mutluluğu anlatır mıydı ? Şairler acının ta kendisi,şiirleri de onların göz yaşları değil miydi ? Eyy yâr… Şimdi sen gelsen ve sevmek vazgeçse üzülmekten. Şair fırçasını alsa,dizeleri mutluluğu resmetse şiirlerin tuvaline. Debisi yüksek bir nehrin sularına kapılsam,aksam gitsem sen denizine. Buhar olup bulutlara erişsem,yağmur olsam yağsam üzerine,kuruyup kalsam,hapsolsam teninde. Bana gökkuşaklarında olmayan bir renk versen,karışsam gözlerinin kahvesine. Bir umut versen kıyamet gününde,zeytin ağacı diksem gönül bahçelerine. Yakup KAZDAL
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gitmek.
İlla gideceksen eğer,bir gemi gibi gideceksin,gecesi gündüzü olmadan.Zamanı gelmişse ayrılmanın limandan,beklemeden,geciktirmeden,mola edeceksin halatlarını.Ardında bıraktığın tek şey dümen suyun olacak ve o da kaybolacak henüz sen ufka varmadan ….
Şiir
Hayaller bir duvarda asılan geçmişe gidip hatalarımızı düzelttiğimiz tersine işleyen bir saat, ama gerçekler öyle değil. Gerçekler, satın alınmış ama bir daha yüzüne bile bakılmamış, içinde sevgiliye yazılı mektuplarla dolu bir kitap, bir kızın sevdiğiyle birlikte dinlediği frekans ayarlı kalmış, ne var ki ayrılıktan sonra bir daha hiç çalıştırılmaya cesaret edilememiş bir radyo, delikanlının sevdiğiyle birlikte gözyaşlarıyla izlediği sayısız aşk filmlerine şahitlik etmiş tüplü bir televizyon, bir buluşma günü için sipariş edilmiş ama hiç kavuşamamış kol düğmeleri, mürekkebi çoğunlukla gönderilmeye cesaret edilememiş şiirlere harcanmış bir dolmakalem hikâyesi... "Sevmek insana acı verir. Sevememek ise ölümdür.
Kalemimi kırmışlar … İdam sehpasında yazılı fermanlar Uzanıyor hayaller boylu boyunca çırılçıplak. Sıkıca kavramış adalet kılıcını Savurmak için emre itaatsiz. Seyirciler… Ağıtlar yok ağızlarda,ellerinde alkışlar. Ve ben … Yüzümde bir sabi gülüşü. Dün ektiğim zeytin ağaçları aklımda. Bir renk gökkuşağında olmayan ırakta. Gözlerimde buğulu yanılsamalar. Ayağımda prangalar. Son ses Adaletin kılıcından.
Alıntı