Hayatımız dağılırken elimden tutmasını beklediğim insanların aksine, bazen hayatı alt üst eden o anlarda, kitabın bana dayanma gücü verebileceğini ve beni koruyabileceğini fark ettim.
KİLİT TAŞI
Merhaba arkadaşlar bugün engelsizokurr un tavsiyesiyle okuduğum "Kilit Taşı"adlı eserle karşınızdayım. "Nasıl ki bir kemeri ayakta tutan kilit taşıysa, toplumuda kadınlar ayakta tutar" cümlesi, eserin ruhunu özetliyor bana göre. Bu kitapta aşkı, cesareti ve dayanışmayı anlatırken asıl yükü kadınların omuzladığı bir hayatın altını çiziyor.
Hikaye kadınların hem bireysel hem de toplumsal mücadelesini sade ama etkileyici bir şekilde aktarılıyor. Kitap boyunca en çok hissettiğim duygu dayanışma oldu. Hem tarihi bilgiler hem de etkiyeyici bir kurguyla harmanlanmış olması hoşuma gitti.
Yazarın gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı ilk roman aslında ama kurguda değişiklik yapmadan bilgi ve tarihle zenginleştirip tekrar bizimle buluşturuyor. Eserde Nil, Zekiye ve Berfin karakterinin güçlü duruşunu, hayatla mücadelelerini okuyoruz.
Nil oldukça başarılı bir avukat. Anne ve babasını çok küçük yaşta kaybettiği için teyzesiyle büyüyen genç ve güzel bir bayan. Yıllar sonra ailesiyle ilgili gerçeği öğrenir. Anne ve babası Mardin'e giderken trafik kazasın da hayatlarını kaybederler. Ama ailesinin neden İstanbul'dan Mardin'e gittiklerini yıllar sonra öğrenir. Çünkü babasının aşık olduğu kadın Mardin'de yaşamakta.
Demir Nil'in aşık olduğu adam ve Demir'e herşeyi anlatan Nil yıllardır cesaret edip o kadınla yüzleşemediğini dile getirir. Demir Nil'in içindeki yaranın kapanması için Nil'i Mardin'e götürür. Nil o kadından intikam almayı, onun yüzünden ailesinin öldüğünü haykırmak için planlar kurar. Tâbi Nil'in planları tutmaz. Töreye kurban giden Zekiye ve aynı kaderi yaşamak üzere olan kızı Berfin. Berfin'in tek istediği okumak.
Mardin'den İstanbul'a Nil, Zekiye ve Berfin birlikte dönerler. Bundan sonrasın da hem yavaş yavaş sırlar ortaya çıkıyor hem de mücadele dolu
Hayat bazen üstüne üstüne gelir ya, İşte o zaman sorularının cevabını kitaplarda arayabilirsin. Umudunu yitirdiğin günlerde, ayağa kaldıracak cümleler yine kitaplardan çıkıp gelir.
TATLI ESARET
Merhaba arkadaşlar bugün "Günaha Davet" serisinin ilk kitabı olan "Tatlı Esaret" adlı eserle karşınızdayım. Adından da anlaşılacağı gibi insanı yavaş yavaş içine çeken bir eser. Dili oldukça akıcı, aynı zamanda en çok sevdiğim türlerden olan bölüm bölüm ilerleyip ve karakterlerin ağzından sırayla okumak. Bu da iki karakterin de aslında ne düşündüğünü, ne hissettiğini öğrenmemizi sağlıyor. Yer yer hüzünlendiren yer yer de gülümseten , sıcak, tatlı bir kurgusu var.
Lina Sipahi varlıklı bir ailenin kızı. Birlikte büyüdüğü ve en yakın aile dostlarının oğlu Güney'le nişanlı. Ama Lina ona karşı aşka dair hiçbir şey hissetmiyor. Güney'e değer veriyor ama sevgi adına kalbinde birşey yok. Güney de aslında ailesinin ısrarları için evleniyor. Ortak oldukları şirket böylece tek bir aileye dönüşecek.
Pars evlenmek üzereyken sevdiği kadın kaçırılır ve geri döndüğünde ise Pars'dan ayrılır. Pars hayatını mahveden adamdan intikam planları kurar. Tıpkı ona yapıldığı gibi. Tâbi bu adam Güney. Pars bu yüzden Lina'yı kaçırır. Onun çektiği acıların aynısını Güney'in de çekmesini ister.
Pars Lina'yı kaçırır ama planlar hesaplandığı gibi olmaz. İkili birbirlerine aşık olur İntikam için evlenirler. Güney tâbi ki rahat durmaz. Pars'ın eski kız arkadaşını çağırır. Güney kızı hamile bırakıp bir de Pars'ın çocuğu dedirttir. Kitapta en çok nefret ettiğim Güney karakteri oldu ama sonlarda yaptığı davranışlar hoşuma gitti. Lina bu sahte evlilikten, bir yandan kurtulmak isterken, bir yandanda istemez. Aynı zamanda ailesinin gerçek yüzlerini de görmüş oluyor.Bakalım bu sahte evlilik gerçeğe dönüşecek mi?
Ben daha fazla spoiler vermiyeyim heyecanının gitmesini istemem o yüzden mutlaka okuyun derim.
Tatlı EsaretÇağla Fulya · Kaknüs Sanat Yayınları · 202516 okunma