Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı,gene aynı şekilde fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana dünya ya başka bir hayatın da mevcut olduğunu,benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Kalp ile ilgili çıkarma işlemlerinde gidip komşudan bir onluk alamazsınız. Onun yerine tutar kendinizi sıfıra tamamlarsınız. Ben de öyle yaptım. Başkaları kalbimi kıracağına bizzat kendim parçalayıp artık doğru vakit göstermeyen bir saat gibi cebimde taşımayı seçtim.
Gel kırılan taraflarımı toparlamaya, cahil tarafımı bilgilendirmeye, susuz, kurumuş tarafımı sulamaya gel. Gel karanlık yanımı aydınlatmaya, bana ışık olmaya, bana güneş olmaya gel... gel ne olur! Kötülüğümü iyileştirmeye, cehennemi cennet yapmaya, günahı sevap yapmaya gel. Gel çok geç olmadan, daha çok insana dokunmadan gel. Beni senden başkası bulacak diye ödüm kopuyor!
Arkadaşlık iki insanın birbirine günlük rapor vermesi, hayatlarının tüm ayrıntılarını paylaşması demek değildi. İki insanın birbirine iyi gelmesi yeterliydi bana kalırsa.
"Beni hemen anlamalısın, çünki ben bir kitap değilim, çünki ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum, ben Van Gogh'un resmi değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsın, beni tanımalısın.