Ceyda

Ceyda
finansal güvence danışmanı
59 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Ölçülü uzlaşım
İnsan seçenekleri doğası gereği sınırlandırılmamışsa, bu tür tiksindirici ve feci olguların varlığı açıklama ve çözüm için adeta haykırır. Ama eğer bu acı durumun merkezinde insanın kendi sınırları ve tutkuları bulunuyorsa, o zaman açıklama gerektiren şey, onlardan kaçınmanın veya asgariye indirmenin yollarıdır. Kısıtlanmamış vizyonda sosyal kötülükler inatçı, kalıcı nedenlere dayanmaz, dolayısıyla yeterli ahlaki adanmışlıkla çözülememeleri için bir neden yoktur. Diğer yandan kısıtlı vizyonda, insan doğasındaki kötülükleri dizginleyen ya da düzelten düzenleme veya stratejilerin kendileri de bu medenileştirici kurumların yarattığı farklı sosyal bozukluklar biçiminde olan bedellere yol açacaktır; dolayısıyla mümkün olan tek şey ölçülü bir uzlaşımdır.
Sayfa 17 - Eksik parça yayınevi - ön söz·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Evrim
Evrim, Tanrı'nın olmadığını ima eder, dolayısıyla evrim teorisine olan inanç ateizme yol açar; Tanrı'ya inanmadan ahlak veya anlam olamaz; ahlak ve anlam olmadan sivil toplumun temeli olmaz; sivil toplum olmazsa vahşi hayvanlar gibi yaşamaya indirgeniriz. Bu mantıksızlık 1991'de yeni-muhafazakar bir sosyal yorumcu olan lrving Kristol tarafından şöyle dile getirilmişti: "İnsanlık durumuyla ilgili tartışılmaz bir gerçek varsa, o da üyelerinin anlamsız bir evrende anlamsız hayatlar sürdüğüne ikna edilmiş -hatta sadece bundan şüpheye düşmüş hiçbir topluluğun hayatta kalamayacağıdır."
Sayfa 16 - Eksik parça yayınevi - ön söz·Kitabı okuyor
Alıntı

Ceyda

, bir kitabı yarım bıraktı
%21 (40/184 syf.)
Lou Andreas-Salomé
10/10 · 3 okunma
Juliette – Sade’ın Manifestosu mu, Yoksa Hayal Gücünün İflası mı?
6/10
·779 syf.··
2026 1. kitabı
·
153 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 15:23
Sade’ın ahlak eleştirisi zihin açıcıdır. Toplumun “ahlak” adı altında bireyi nasıl kıstırdığını, bastırılmış dürtülerin nasıl vahşete dönüştüğünü görmek için Sade’ı okumak meşrudur — hatta gereklidir. Bu felsefi zemin sağlamdır, düşündürücüdür ve savunulabilir. Ama Juliette bir felsefe kitabı değil. Ve işte tam da burada Sade kendini ele verir. Hikâye, aslında bir hikâye bile değildir. Juliette bir karakter olarak gelişmez; o, Sade’ın tezlerini taşıyan bir araçtır. Sayfa sayfa tekrarlanan şiddet ve müstehcenlik sahneleri, bir noktadan sonra felsefi argümanın önüne geçer ve metin kendi içinde tutarsızlaşır: Özgürlüğü savunan bir yazar, okuyucusunu aynı sahnenin sonsuz tekrarına mahkûm eder. Bu bir çelişkidir. Sade, “ahlakın bastırılmışlık yarattığını” söyler — haklıdır. Ama ardından bu bastırılmışlığı kırmak için önerdiği şey, yalnızca farklı bir tiranlıktır: Güçlünün zayıfı ezdiği, acının erdem sayıldığı bir düzen. Juliette özgür değildir; o sadece ezilen değil, ezen olmuştur. Bu bir kurtuluş hikâyesi değil, rol değişimidir. Tekrarın Tiranlığı Anlatının en büyük yapısal sorunu monotonluktur. Sade’ın kalemi felsefi diyalogda keskinleşir; ancak kurgu inşasında neredeyse işlevsizdir. Her bölüm bir öncekinin şablonunu tekrar eder: yeni bir mekân, yeni isimler, aynı dinamik. Bu tekrar kasıtlı bir estetik tercih olarak savunulabilir mi? Belki. Ama savunulamayacak olan şu: Tekrar burada özgürleştirmez, uyuşturur. Okuyucu bir noktada şoka değil, sıkıntıya ulaşır. Sade’ın hedeflediği sarsıcı etki, kendi yarattığı tekrar döngüsünde boğulur. Roman ilerledikçe değil, yineledikçe büyür. Ve bu yineleme, iddia ettiği özgürleştirici etkiyi tam tersine çevirir. Juliette Bir Karakter Değil, Bir Tez Juliette’i roman boyunca takip edersiniz ama onu hiç tanımazsınız. Onun korkuları
Alıntı
Juliette 1Marquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 2003274 okunma

Ceyda

, bir kitap okudu
6/10
·779 syf.··
153 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 15:23
·
2026 1. kitabı
Marquis de Sade
7.9/10 · 274 okunma
Reklam