Seni sevince pazara çıktım sevinçten
Enginar aldım "süper enginarlar" diye bağıran adamdan
Oturup ağladım sonra, şaşırdın.
Bu "süper" oluşta canımı acıtan bir şeyler vardı.
Canımın acısıydın.
Ben bir tek o canı unutmamak için her şeyi hatırlamışım.
Sevişmiştik.
Evde binlerce tespih böceğinin ayak izleri
Sevişmiştik
Biri başımdan aşağı pırıltılarla dolu sözcükleri boşaltmış gibi
Seni sevince kıpırdayan her şiiri
Kahverengi bir çaydanlıkta saklıyorum
Birkaç yudum içebildiğin kahveni yudum yudum içtim, sen gidince --- ama bitirmedim; bıraktım biraz. Sonra, yürüdüm. Anlamsız cadde boyunca. Öylesine. Amaçsız. Bir yerlere girdim. Oturdum birsüre. Sonra, dışarıdan, ışığın geldiğini gördüm. Kalktım, çıktım, yürüdüm.
Tatlı huzur ışığımızın yanından geçerken, saatimizdi.
Geldim. Gürültüler vardı--- oysa tamamiyle sessiz olmalıydı. Değildi. Ama bomboştu --- gürültü aralarından işitiliyordu boşluk.
Kafam gibi ---
Gitmiştin ---- ben ne zaman gelebilecektim?