“Hep tuhaf bir bekleme ve arama hali içinde geçirdim yaşantımı. Aradığım belli bir şey yoktu ama bulabilmek için çok uzun yollar dolaşmam gerekti.
Sanki bir gün bir yerden aniden yaşamaya, gerçekten yaşamaya başlayacaktım. O ana dek yaptığım her şey bu müstesna ana hazırlanmak için olacaktı.
Aslında hayat elimde tuttuğum şey değildi de, ben gerçek hayata dokunmaya hazırlanıyor ve sadece bekliyorum gibi gelirdi. Eksikliklerimi isimlendiremiyordum. Ne beklediğimi ya da ne aradığımı bilemeyişimin sebebi buydu.”
“Ve yaşıyorsam eğer, ben onda yaşıyorum.
Her şey yok olup yalnız o kalsa, benim varlığım gene devam ederdi;
her şey yerinde kalıp da o ortadan kaybolsa, dünya bana büsbütün yabancı olurdu.”