Sakın es geçmeyin dediğimi gençler !
Gökyüzüne ulaşmaya gayret edin. Biraz romantik olacak ama maviyi yakalamak hayaliniz olsun. Ulaşamazsanız da önemli değil, yükselmiş olursunuz fena mı ?  Özgürlüğün nasıl bir şey olduğunu keşfedersiniz. Bize dayattıkları ezberlenmiş hayatlar, acımasızca planlanmış ömürler var. Bence özgür ruh, özgür düşünceyle oluşur. O özgürlüğe ulaştı mı insan, çevresindeki hapishane duvarları da çöker. İnsan kendini keşfetmeye görsün, yeteneklerinin farkına varmaya görsün, yıkılır bütün duvarlar.
Utopia’nın komşusu olan Makaria’da  kral tahta oturduğu gün tanrıya kurbanlar keser ve hazinesinde hiçbir zaman bin altın lira ve o değerde gümüş paradan fazlasını bulundurmayacağına yemin eder. Bu geleneği, milyonlar biriktirmekten çok, halkını rahat ettirmeye çalışan bir kral kurmuştu. Kendinden sonra geleceklerin cimrileşmesini, halkın sırtından zenginleşmelerini önlemek istemişti. Bin altın bir iç ya da dış savaş için yetecek, ama halkın parasını elinden almaya yol açmayacaktı. Krala bu yasayı koyduran daha çok ikinci tehlikeydi. Bundan başka şunları da düşünmüştü: Darlık zamanlarında halkın gündelik işlerinin yürümesini sağlayacak bir parayı elde tutmak; bir de vergilerle toplanabilecek parayı sınırlamakla kralın yasa yoluyla halkı soymasını, haksızlıklara, yalan dolana yol açmasını önlemek.
Böyle bir kral elbette kötüleri ürkütecek, iyileri kendine bağlayacaktı.
Şimdi söyleyin, dostum; çıkarları ve sistemleri gereği tam tersini düşünenlere böylesi öğütler vermek sağırlara masal anlatmak olmaz mı?
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor