Deneyim vardığımız yer değil, gittiğimiz yoldur..
Yolda yaşadıklarımız, karşımıza çıkan şeyler bize dokunur, zorlar, bozar, rahatlatır ve bizi değiştirir. Eğer yolculuğu yaşayıp ona dikkat edersek ancak o zaman gelişebiliriz.
Düşüşler böyle başlardı, önce hiç bir zaman ait olmayacağını bildiğin bir yerde çalışırsın, sonra hiçbir zaman yaşamayacağına emin olduğun o eve taşınırsın, sonra da hiçbir zaman evlenmeyeceğini düşündüğün biriyle evlenirsin. Lanetlenmenin üç temel ilkesiydi bu: Köle ol, hapsol ve kaybol...
“Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi."
“..Maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi
Bir renk değildir mavi huydur bende
Ve benim yetinmezliğimdir
Ve herkesin yetinmezliğidir belki
Denecektir ki bir süre
Ve denenecektir
Bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki.
Gelecekten utanarak dönen bir sevinçliyim
Ya sizler
Ey sırasını beklemeden gelen akşamüstleri…”