"İnsan arzuladığı şeylere hiçbir zaman gerçekten erişemiyordu. Ne kadar çabalarsan çabala, hatalar yapıyor ve o hataları geride bırakamıyordun. Dışarıdaki gökyüzünü ve okyanusu hiçbir zaman göremiyordun çünkü hapistin ama kimse buna hapishane demiyordu, sen diyecek olursan da neden bahsettiğini anlamıyor ya da anlamadıklarını söylüyorlardı."
'Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez.'