"Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen. Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen."
Türkçe açıklamasını da koymuş. “Hoşça bak kendine ki kâinatın özüsün sen,” diyor. “Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen,” diyor.
Homeros hayatında hiçbir zaman William Shakespeare'i okuyamadı. Fyodor Dostoyevski hayatında 1 tane bile film izleyemedi. Biz ise bizden önce yazılan bütün kitapları okuma ve çekilen bütün filmleri izleme şansına sahibiz. Onlardan daha birikimli olmamız gerekmez mi?
Öyle bir aşk yaşamışsındır ki,
bir daha artık böylesini yaşayamam dersin.
Aşk sözcüğüne anlamını veren,
bedenin tüm hücrelerinde,
sinirlerinin her atomunda duyduğun bir duygudur.
Sonra, bir gün, bir rastlantı, yeniden aynı heyecan,
aynı coşku, aynı yoğunlukta yaşanan anlar...
İnanamazsın. Bir düşteyim sanırsın.
Kitaplar da benim için öyledir.
Eski aşklara dönemezsin, ama eski kitaplara dönebilirsin.