Zehra, babasının bu satırlarını okurken çıldıracak gibi oldu. "Bunlar, benim fikirlerim" diyor, bir rüya içinde olmadığına inanmak için kâğıda parmaklarıyla dokunuyordu. Sonra, aklına daha başka bir şey geldi: "Acaba vücudumla olduğu gibi ruhum ve fikirlerimle de bu adamın kızı mıyım?" diye düşündü ve bir zaman okumasına ara verdi.
Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Anlıyorum ki, değilmiş... yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lâzımmış... Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş... Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...