Her birimiz dünyaya getirilmiş olmakla zarar gördük.
Bu gözardı edilebilir bir zarar da değil; çünkü en iyi yaşamların bile kalitesi oldukça düşük, çoğu insanın kabul edeceğinden çok daha düşük.
Tabii ki kendi varoluşumuza engel olmak için artık çok geç fakat gelecek nesillerin varoluşuna engel olmak için hala zamanımız var.
Yeni insanları dünyaya getirmek ahlaki açıdan sorunlu.
Bugün yakarabilmek için Tanrı’ya gerçekten inanıyor olmak isterdim. Ölmesin, diye. Ona bir şey olmasın, diye. Bütün bunlar bir düş olsun, diye. Her zaman bir yarın olsun, diye.
Ölen ben olayım, diye.
Şimdi biraz ağır bir eleştiri sunacağım; bence birçok erkek yazar “özellikle kadınlara ağır sallayan ve aşağılayan erkek yazarlar” inceldir.
Fakat edebi ya da felsefi olarak etkileyici şeyler yazdıkları için kimse çıkıp da onlara, “SEN KADINLAR SÖZ KONUSU OLUNCA YETERSİZSİN KARDEŞİM!” demediği için bu konuda cesur bir yorum yapılmamıştır.
Ben diyorum, çoğu erkek yazar kendi kifayetsizliğinin cezasını, kendi edebi yeteneğinin arkasına saklanarak ve kadınları aşağılamayı bir maharet olarak görerek, kadına kesmektedir; fakat üzgünüm kadınlar konusunda bir bok bilmemekle birlikte bir bok da değillerdir. :)
Şimdi birkaç örnek de sunacağım,
Fernando PessoaCharles BukowskiCesare PaveseArthur Schopenhauer
üzgünüm ama Friedrich NietzscheAristoteles
Varsa eklemek istedikleriniz duymayı çok isterim ben denk geldikçe ekleyeceğim :d