“Kumda otururken,hayatımın böle imkansız bir yola girmesini komik bularak sessizce kıkırdamadan edemedim.Belki de başından beri imkansızdı.Uzayda dönüp duran bir kayanın üstünde yaşamanın ne kadar garip olduğunu hiç düşünmeyişimiz;belki de esas komik olan buydu.Yoktan var olmamız,bütün evrenin yoktan var olması,var olması imkansız bir şey olarak boşlukta belirip o evrenin içinde yaşamamız.İmkansız hayat.Her an hatırlanması gereken bir şans.”
“Aşkın nadir bulunan bir şey olduğu söylenir.Ben bundan çok emin değilim.Esas nadir bulunan,aşktan daha çok arzuladığımız şeydir.Anlaşılmak.Eğer anlaşılmıyorsak,sevilmenin de bir anlamı kalmıyor.Böyle insanlar kendi zihninlerinde yarattıkları,sen olduğunu zannettikleri bir fikre aşık oluyorlar.Onlar aşka aşık.Kendi aşık hallerine.Ama anlaşılmak.Yalnızca o da değil,anlaşılmak ve anlaşıldıktan sonra kabul edilmek.Mühüm olan bu.”
“Her şey kötü gittiğinde,değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmanız gerekir.Çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzağa düşmüş gibi hissetmek gerekir.Kendimizle güpegündüz,ferah bir ortamda yüzleşmeyiz.Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız.Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerek.”