Dila özen

Dila özen
@DilaOzen
“Karanlıkta gözlerimi açtığımda ve seni yanımda hissettiğimde, yıldızların üzerimde olmadığına hayret ettim, gökyüzü öylesine yakınımdaydı –hayır, asla pişman olmadım sevgilim, o saatlerden ötürü asla pişmanlık duymadım. Hâla hatırlıyorum: sen uyuduğunda, senin nefesini duyduğumda, bedenini hissettiğimde ve kendimi sana onca yakın bulduğumda, mutluluktan karanlıkta ağladım.”
Sayfa 32
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Eskiden hissettiğimiz umudu ya da yaşadığımız heyecanı üzerimizden silkip atamıyorduk.”
Sayfa 48
“Âdeta ikiz yaratılmış iki gönül, niçin birbirinden ayrı yaşamaya mecbur olsun? Siz sıradan bir adamı değil, padişahları bile mutlu edecek kadar güzelsiniz. Bendeniz de sizi mutlu edemesem bile sevgi ve itaatle her daim yüzünüzü güldürmeye çalışır, bir dediğinizi iki etmem. Sizin en ufak eğlenceleriniz benim en büyük zevkim olur.”
Sayfa 40
“Yüzüme bak”, dedi sonra. “Ruhunun gözleriyle hatırla beni ki bir gün resmimi yapabilesin. İstersen başlangıç noktan yüzüm olsun, ama kesinlikle yeniden resme dön. Bu benim son isteğim. Tanrı’ya inanır mısın?” “İnanırım” “O zaman inandığın Tanrı adına yemin et, benim resmimi yapacağına.” “Yemin ediyorum.” “Ve benimkinden sonra da resim yapmaya devam edeceğine.” “Buna yemin edebilir miyim, bilmem.” “Edebilirsin, etmelisin. Daha da ileri gidiyorum: Yaşamıma bir anlam kazandırdığın için sana teşekkür ediyorum. Bütün bu başıma gelenleri yaşamak için gelmişim bu dünyaya: İntihar girişimi, kalbimi yıpratmam, seninle tanışmam, bu şatoya gelmemiz, hepsi yüzümü ruhuna nakşetmek içindi. Bu dünyaya bir tek nedenle gelmişim, anlıyorum, seni resme, çıktığın yola yeniden döndürmek için. Yaşamımı boşa harcamadığımı bilmek istiyorum.” “Çok mu erken çok mu geç bilmiyorum, ama ben de sana söylemek istiyorum: Seni seviyorum. İstersen inanma, belki de benim budalalığımdır, öyle bir fantezidir.” Veronika kollarını ona doladı ve inanmadığı Tanrı’ya kendisini o an alması için yakardı. Gözlerini kapadı, Eduard’ın da kapadığını hissetti. Ve derin, düşsüz bir uykuya daldı. Ölüm ne tatlıydı, şarap kokuyor ve başını okşuyordu.
Sayfa 234
Sen en fena resimde bile güzelsin Aliye. Sen her zaman herkesten güzelsin.
Sayfa 21
Edebiyat