Kültür kozmos'ta, mitler ve ritlerin üzerinde oluşur, serpilir. Mitler kültürlerin omurgası, arşivi ve zihnidir; tanrıların ve ortak ataların yarattığı/şekillen- dirdiği dünyayı anlatır. Bireyleri ve toplulukları anlamlı bütünlükler içinde tutan çerçeve ve eksen öykülerdir.
…
Mitsiz insan ve mitsiz kültür yoktur.
…
Zamana tabi fani dünyanın bilinmezlikten gelen korku ve kaygılarını, varoluşu ezeli ve ebedi olana dayandırarak yu- muşatmak/çözmek, ancak mitlerin sabit ve mutlak referanslar olarak kabulüyle mümkündür.
…
Mitlerin, öte'de kurgulandığını belirtmiştik. Dolayısıyla beri ve õte arasında yeni bir 'aradalık' häli doğmaktadır. Çıkarsayabiliriz: Mitin asıl amacı olan şey, yani aradalığı, öncesini ve sonrasını kapsayarak sonlandırmak, yani kesintileri ortadan kaldırıp Bütün'e ermek, mitin doğası gereği hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir; zira mit dünyevi beriden kaçırılmıştır, ve hiçbir zaman beriyi, varlıksallığında -birebir- bilemeyecektir.
'Bir kişiye bir ok saplandığı zaman okun hangi taraftan geldiğinin, kim tarafından atıldığının,nasıl atıldığının hiçbir önemi yoktur.O an önemli olan ve odaklanılması gereken sadece, okun nasıl çıkarılacağıdır.'