Selim

Selim
So this is how liberty dies, with thunderous applause...
10/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
115 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2018 12:00
"Siyahlı Adam çölde kaçıyordu. Silahşor da peşindeydi." Her şeyi başlatan bu cümleydi... Benim gözümde Kara Kule serisi, edebi değer açısından Yüzüklerin Efendisi'nden sonra gelir. Ben seriye tekrar başlıyorum çünkü okumayalı uzun zaman oldu ve ilk okuyuşum açıkçası sonu görebilmek için biraz aceleye gelmişti, şimdi ilk kitabı okumaya yeni başladım. Sindire sindire ilerliyorum. İlk kitap kısa ve olayların ilerlemesi açısından biraz muallakta bir kitaptır. İkinci kitap ve özellikle "Büyücü ve Cam Küre" ise hikayenin en dokunaklı ve en sürükleyici parçalarıdır. Yani, ilk kitaba bakıp karar vermek mantıksız olur. Henüz okumamış olanlar için bu noktada şunu demek gerek; bu seri 8 cilt ve toplamda 4.500 sayfalık dev bir saga. Dolayısıyla okumaya niyetlenenler gözünü karartmalı, çabuk karar vermemeli. Aksi halde ikinci kitapta okumayı bırakmanız işten bile değil. Böylesi bir seriye inceleme yapabilecek kadar kendimi yetkin görmüyorum açıkçası. Bu, bir nevi, Guernica'nın karşısına geçip "güzel olmuş" demek gibi olurdu. Yanlış olmazdı ama fena halde eksik olurdu. Zira hikaye çok uzun ve çok derin. Sekizinci kitap 'Anahtar Deliğinden Esen Rüzgar' haricinde, 15 sezonluk çizgi roman serisi de dahil olmak üzere, tüm kitapları okumuş olmama rağmen, hâlâ büyük bir istekle 4.500 sayfayı önüme dizip okumak istiyorum dersem sanırım ne kadar etkilendiğimi aktarmış olurum. Gileadlı Roland Deschain'in hikayesinin yaklaşık 40 yıl önce başladığı kitap bu. Rowling'in destansı şiirinden esinlenilerek yazılmaya başlanmış ve bunca yıldan ve binlerce sayfadan sonra bile hâlâ Stephen King'in "Ben Kara Kule'yi yazmadım, sadece onun hakkında bir kaç kelam ettim" diyebildiği bir eser. Fantastik diyarlara, alternatif gerçekliklere, "ilerlemiş bir dünya"ya ilgi duyan, western ve bilimkurgu
Edebiyat
SilahşorStephen King · Altın Kitaplar · 20173,050 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Stephen Hawking
14 Mart. Dünya Pi Günü. Albert Einstein'ın doğum günü. Stephen Hawking'in ölüm günü. İnsanoğlu büyük bir zihni kaybetti bugün. 21 yaşında hastalandığında kendisine en fazla 1 yıl ömür biçilen ve bu teşhisin üstüne 55 yıl yaşayan, hem de ne yaşayan adama selam olsun. Karadeliklerin teorik fizik yardımıyla modellemesini oluşturup analiz eden ve kimsenin hayal etmediği bulgulara ulaşan da, yürümeyi bırakın , konuşmaya bile imkanı olmayan da bu adamın ta kendisiydi. Ayağa bile kalkamayan bir insanın ömrü boyunca milyon yıl km yakınına bile yaklaşamadığı bir fenomeni, evren sırrını araştırıp hakkında kimsenin hayal edemediği kitaplar yazması ne kadar mümkündü? Bilime, insanoğluna olan katkısını geçin, sadece akıntıya karşı yüzebilmesi, yaşama azmi ve enerjisiyle bile saygı duyulmayı, anılmayı hak eden bir insan öldü bugün. Hırs, açgözlülük, bencillikle ömür bitiren milyarlarca insanın içinde kutup yıldızı gibiydi. Einstein'ın atom fiziği ve quantum ile ilgili bulguları ve tahminleri ölümünden 70 yıl sonra insanların işine yaradı, doğrulandı. Hawking'in bulguları büyük ihtimalle bundan daha uzun süre sonra işimize yarayacak. Yani biz somut olarak göremeyeceğiz ne kadar kıymetli işler yaptığını ama... biliyoruz.
Türk Bilim Kadını Canan Dağdeviren
11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü“ dolayısıyla BM Ekonomik ve Sosyal Konsey salonunda düzenlenen ‘Barış ve Kalkınma için Bilimde Eşitlik ve Denklik’ temalı iki gün süren toplantılar düzenlendi. Macaristan’ın BM Daimi Temsilcisi Katalin Bogay’ın yönettiği oturumun konuşmacıları arasında, MIT Technology Review’un her yıl derlediği 35 Yaş Altı Mucitler listesinde yer alan genç Türk mucit Dr. Dağdeviren de bir konuşma yaptı. Konuşmasında, kendi başarılı bilim yolculuğuna değinen Dağdeviren, en büyük motivasyonunun Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi.
9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2013 2. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2013 00:00
Ursula K. hanımefendiyi geçen günlerde kaybettik. Benim bildiğim yazarlar arasında bilim kurgu işini en estetik şekilde icra eden yazardı. Sentetik, plastik kokan bilimkurgu yoktu yapıtlarında, aksine içinde duygu ve düşünce seli olan kitaplar yazdı. Aklı-zihni için konuşursam, sanırım en değer verdiğim zihinleriden birisi bu dünyadan göçtü gitti. Aklıma uzun zaman önce okuduğum Mülksüzler kitabı geldi şimdi. Beni derinden etkilemiş kitaplardandır. Derinden derken de ne demek istediğimi anlatayım isterseniz. Bu kitabı gerçekten de benden önce inceleme yazanların belirttiği gibi, sakin kafayla, sindire sindire okumanız gerek. İyi anlaşılması için şöyle bir örnek vereyim; aşağıdaki şu cümleye odaklanın: “Üç liraya aldığını beş liraya satardı.” Bu cümlenin içinden çıkarılabilecekler üzerine bir kitap yazılabilir, farkında mısınız? Kim aldı? Neyi aldı? Nereden aldı? Neden üç liraya aldı? Asıl maliyeti kaç liraydı? Ne kadarlık malı üç liraya aldı? Eh, peki 3 liraya aldığını alışından ne kadar zaman sonra, piyasa fiyatı kaç lirayken, nerede ve kime sattı? Aslında kaç liraya sattığında normal kâr elde edecekti? Ivır zıvır, falan filan feşmekan… Bilmiyorum ne kadar isabetli bir örnek oldu ama benim gözümde yeterince açıklayıcı. Tek bir cümle ile çok şey belirtebilirisiniz. Mülksüzler gerçekten şu yukarıda yer alan cümle gibi, basit görünen ama sorguladığınız zaman ciddi ciddi felsefe, siyasi çözümleme, sistem kritiği, feminizm, ataerkil toplum eleştirisi içerdiğini görebildiğiniz cümlelerle bezeli bir eser. Ustaca örülmüş kurgu ağının ve derinlerde yatan mesajların üzerini örten olaylar zincirinin arkasında, gerçekte neyin anlatıldığını görebilmek için yazılanları okuduktan sonra sık sık durup düşünmeniz, biraz da olsa beyin fırtınası yapmanız gerekmekte. Sanırım benim
Edebiyat
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma

Selim

, bir kitap okudu
9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
58 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2013 00:00
·
2013 2. kitabı
Ursula K. Le Guin
8.3/10 · 15,6bin okunma