Selim

Selim
So this is how liberty dies, with thunderous applause...
79 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
En büyük zalimler kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar
Birisinin idealden, gelecekten, felsefeden içten bir şekilde söz ettiğini, emin bir ses tonuyla ‘biz’ dediğini, ‘diğerlerini’ andığını duymam; kendini onların tercümanı olarak gördüğüne şahit olmam
Edebiyat
Toplum Korkusu ve Tanrı Korkusu
"İyi etki denen bir şey yoktur ki, Bay Gray. Etki denen şey tümüyle ahlaka aykırıdır, yani bilimsel yönden ahlakdışıdır" "Neden?" "İnsanın birini etkilemesi demek ona kendi ruhunu vermesi demektir de ondan. Bu insan kendi doğal düşünceleriyle düşünemez artık, kendi doğal ihtiraslarıyla yanmaz. Erdemleri sahici değildir. Günahları - günah diye bir şey varsa eğer - ödünçtür. Yaşamanın amacı kişinin kendisini geliştirmesidir. Doğamızın gereğini kusursuz olarak gerçekleştirmek: İşte her birimizin burada olmamızın nedeni budur. Oysa şimdilerde insanlar öz benliklerinden korkuyorlar. Görevlerinin en yücesini, yani kişinin kendi öz benliğine olan görevini unutmuşlar. Hayırseverliklerine diyecek yok. Açları doyuruyor, dilencileri giydiriyorlar. Gel gör ki kendi ruhları aç, çıplak. Soyumuzda cesaret diye bir şey kalmamış. Belki de hiçbir zaman yoktu. Toplum korkusu -ki ahlakın temelidir-, bir de dinin püf noktası olan Tanrı korkusu: Bizi yöneten iki şey işte bunlar."
Dünya Bir Düştür
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hala malum konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... "Rendekar doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öylese gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum." Kapı kırıldığında Uzun İhsan Efendi kitabı kapandı. az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi: "Dünya bir düştür. Evet, dünya..Ah! Evet, dünya bir masaldır.
Hastalık
-İyileştim mi doktor? -Hayır. Siz farklı bir insansınız ama herkes gibi olmak istiyorsunuz. Bu da, bana kalırsa, ciddi bir hastalıktır.
"Not all who wander are lost"
Her altın tanesi parlamaz, Gezinen herkes kaybolmuş değildir. Kudretli olan yaşlansa da yolda kalmaz, Derindeki köke soğuk değmeyecektir. Küllerin içinden bir ateş yükselecek, Süzülecek bir ışık içinden gölgelerin, Kırılmış olan kılıç tazelenecek, Taçsız olan yeniden hükmedecektir.