Kaan Karakuş

İçimden
dünyalar kuruldu dünyalarda şehirler kuruldu ve birden kendimi bir şehirde buldum sokaklarda yürüyen yaşayan ve ölen insanlardan kendimi bir şehirde buldum. karanlık gecelerde yürüdüm yarı aydınlık yerlerde oturdum adımı çağıran dost yüzler buldum dost dost diye haykırmak istedim içimden sevindim düşünmedim ne başını ne sonunu düşünmedim ne kendimi ne de senin kim olduğunu yalnız senin için çok güzel rüyalar gördüm uyandım karşımda seni buldum dosttan daha dost güzelden daha başka içimden sevindim içimden sevdim içimden
Sayfa 73 - Everest Yayınları 3.Baskı
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İbrahim kalbimi put sanıp kıran kim?
içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim güneş buzdan evimi yıktı koca buzlar düştü putların boyunları kırıldı ibrahim güneşi evime sokan kim asma bahçelerinde dolaşan güzelleri buhtunnasır put yaptı ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı ibrahim gönlümü put sanıp kıran kim?
Sayfa 16 - Everest Yayınları 3.Baskı
Şiir
Mâra
bilmemek bilmekten iyidir mâra, günü ve saatleri ne yapacaksın? senelerin bile ehemmiyeti yoktur. seni ne tanıdığım günleri hatırlarım, ne seneleri, yalnız seni hatırlarım ki benim gibi bir insansın. tanımamak tanımaktan iyidir, seni bir kere tanıdıktan sonra yaşamak acısını da tanıdım bu acıyı beraber tadalım mâra. başım omzunda iken sayıkladığıma bakma, beni istediğin yere götür. ikimiz de ne uykudayız, ne uyanık…
Sayfa 28 - Everest Yayınları 3.Baskı
Şiir
De Gülüm
de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim istanbul darmadağın olacak, saçlarım darmadağın. Hepsi, darmadağın! üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte, ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm hem de çelikten toprağını dele dele hayatın! de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir sevgi, bitmiştir güven! güven bana gülüm! sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır hasretten — hakikaten — ten değiştiren yüzüm! göreceksin gülüm! bekle! hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere hainlere, ezilmelere alışacak.. göreceksin — sevinçten ağlayacaksın gülüm — ki işte o vakit bana — doğrudur! — şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak! bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var, sokaklar var, kediler! inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize! ölüm inananlar için sessizce kara kaplı kitaplardan çıkartılacak.. göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin! artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!
Sayfa 14 - Sel Yayıncılık
Şiir
Kan Kalesi
Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde ey kanıma çakıllar karıştıran isyan saçlarıma bin küsür yalnızlığı takıp girdiğim şehre insan varlığımızdan tuhaf tohumlar bıraksam günü geçmiş bir gazete, toprak bir çanak bir daha gelmem belki diye bir not bakır maşrapanın yanında şeytanlar da yürür benimle herhal ıslık çaldığım için bir şahan tüylerini döker ardımsıra artık bırakılmaktan yapılma bir adam sayılırım böğrümde kambur çocuklardan bir payanda. Gizemli bir dehliz gibi şehri dolaşıyorum sıkıca tutuyorum kendimi şehre karışmaktan alıkoymaya her yerimde urlar çıkıyor, biraz kürt, biraz köylü, biraz makina kangren oluyorum bahar geldiği için urlarımı kesiyorum kör bir usturayla ama kopmuyor onlar ve bana şehri dolaştırıyor bırakabileceğim her şeyi bıraktırıyor bana kızlardan geçilmiyor köprüler, ayak bileklerime dek yükseliyor kız tortuları tülbentlerden kanı süzülürken körpe yavruların bir bazı şeyler bulmalı yüzümüze tebelleş olan bu korkuya -Avluya çık -Avluya kara bir şey bırakılmış (bir bomba) Kulaklarımız alışmıştı tıpırtısına yağmurun şehre sıkıntının rahatlığı basmadan giriyorduk filimler üç günde bir değişiyordu
Sayfa 87 - Tiyo Yayınevi 36.Baskı·Kitabı okudu
Şiir