Keşke (Bir Köy Enstitüsü Romanı)
Sema Hanım yine tarihsel gerçekleri kurgu roman içinde ele almış.Tam bir köy enstitüsü romanı dediği gibi. Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç , Atatürk ve daha birçok kişinin ülkenin gelişmesi, kalkınması, enstitüler için yaptıkları, enstitülern kuuruluş amacı, işleyişi, öğrencilerin seçimi, eğitim biçimi -içeriği, bu kurumun halk üzerindeki etkisi, en son da malesef kapatılması ve sonrasında yaşananları köy enstitüsü öğrencisi Sabia ve Fikret üzerinden anlatmış.
Böyle kapsamlı, donanımlı, uygulamalı bir eğitim sisteminden sistemden diyorum çünkü düzenli ve açık kapı bırakılamayacak şekilde işleyen ,öğrencileri Aydan Z'ye her şeyiyle donatan bir kurumdan ,düzenden şimdiki halimize gelişimizi okudukça yazık diyorum sadece. Geleceğimiz olan çocuklarımızın geldiği ve gideceği nokta içimi burkuyor. Bence içi boş sadece akademik(!) gelişime önem veren sisteme (!)döndük.
Enstitülerle ilgili bilgilenmek için başlangıçta bilgi dolu kitapları okumak sıkıcı gelebilir belki ama bir ön bilgi olması ve daha yalın dille anlayabilmek isteyenler mutlaka okumalı. Sadece köy enstitüleri olarak değil o zamandan 1940 lardan 1980 lere kadar olan tarihsel olayları, kanayan yaralarımızı pişmanlıklarımızı , keşkelerimizi de anlatıyor. Sağ sol diye ayrılan ama aynı amaca hizmet ederken neden kutuplaştığını bilmeyen gençler, tarımdan ,üretimden, bilimden uzaklaştıkça başımıza gelenler..
Kitapta en çok beni etkileyen noktalardan biri de Fatma'ydı. Köylüydü kendi tabiriyle cahildi. Ama bana göre hiç öyle değildi. Öğrenmeye aç bir kadındı. Dirense de bazı konularda doğru bir şekilde anlatıldığında sorgulayan da bir kafaya sahipti.
Geleceğimiz, vatanımız , Atatürkün bize bıraktığı bu özgür Türkiye için üretim, eğitim , demokrasi