Ehli Hadis

Ehli Hadis
@Eltimur
Allah nerede ... Dört büyük imamın inancı
1 = EBU HANİFE R.H : “ … Ebu Muti’ Ebu Hanife’ye : Ben Rabbimin semada mı yoksa yerde mi olduğunu bilmiyorum, diyen bir kimsenin durumu hakkında soru sormuş. Ebu Hanife şöyle cevap vermiştir : “ Bu kimse kâfir olur, çünkü Yüce Allah : “ Rahman Arş’a istiva etti ” Taha : 5 buyurmaktadır. O’nun Arş’ı ise yedi kat göğün üstündedir.” Ben, Eğer : O Arşın üzerindedir, dediği halde : Bilemiyorum Arş gökte midir, yerde midir ? Diyecek olursa durumu ne olur ? diye sordum. Yine : “ O kâfirdir, çünkü o Yüce Allah’ın gökte olduğunu inkâr etmiş olur. O’nun gökte olduğunu inkâr eden de kâfir olur ” Dedi. Zehebi Uluv : 18 - el-Akidetü’t-Tahaviyye ve Şerhi İbn Ebi’l-İzz el-Hanefi sf : 297/298 “ … Kâdi Imam Tacuddin Abdu'l -Halik ibnu Ulvan r.h dan, söyle dedi : el -Mukni nam eserin mülellifi Ebu Muhammed ibnu Ahmed el -Makdesi r.h’ı söyle derken isittim. Diyordu ki : Ebu Hanife r.h’dan, Bize söyle dedigi haberi ulaştı. Her kim ki "Allah’u Azze ve Celle’nin Semada olduğunu inkar ederse muhakkak ki o kişi kafir olmuştur. “ Bu Eseri Zehebi Uluv'du 119 zikretmistir. 2 = İMAM ŞAFİİ R.H : “ … Şeyhu'l -İslam Ebu’l -Hakkari ve Hafız Ebu Muhammed el -Makdesi, Ebu Sevr ve Ebu Şuayb'a ref ettikleri isnadlariyla ikiside, Sünnet'in yardımcısı İmam'i Şafii r.h’dan, söyle rivayet ettiler. İmam Şafii dedi ki : İmam'i Malik, Süfyan ve daha onlardan başka Ehli Sünnet önderlerinden gördüğüm ve benim de üzerinde olduğum hak olan kavil şudur : "Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed s.a.v’in Allah’ın resulü olduğuna şehadet edip ve Allah’u Azze ve Celle’nin de Semasında Arşının üzerinde olduğuna, istediği gibi kullarına yaklaşıp ve istediği gibi de Dünya semasına indiğini ikrar etmektir. “ Bu Eseri Zehebi Uluv'da : 196 tahric etmistir. 3 = İMAM MALİK R.H : “ … Abdullah ibnu
Allah'ın zatı sema da ilmi ise her yerdedir
Şeyh Abdulkadir Geylâni (ra): Allah, yukarı taraftadır ve Arş üzere istiva etmiştir. Mülkü kapsamıştır. İlmi, eşyayı kapsamıştır. <Güzel söz O'na çıkar, iyi amel onu yükseltir > (Fâtir, 11) (Allah yaratma işini) gökten yere düzenler. Sonra sizin saydığınız (yillar)dan bin yıl kadar süren bir günde O'na çıkar> (Secde, 5) Allah her yerdedir demek caiz değildir, Aksine gökte Ars' in üzerindedir, demek gerekir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmuştur: ki Rahman Arş'a istiva etmiştir> (Tâha, 5) Te'vil etmeksizin istiva sıfatını kullanmak gerekir. Allah zâtıyla Arş'ın üzerine istiva etmiştir. O'nun keyfiyetsiz olarak Ars'ın üzerinde olduğu, gönderilmiş her peygambere indirilmiş kitapta söz konusu edilmiştir. Abdülkadir el-Geylânf (ra), <Gunye>> adli kitabinda..
*BUGÜN AMEL VAR, HESÂB YOK! YARIN İSE HESÂB VAR, AMEL YOK!* وَقَالَ عَلِيٌّ : ارْتَحَلَتِ الدُّنْيَا مُدْبِرَةً، وَارْتَحَلَتِ الْآخِرَةُ مُقْبِلَةً، وَلِكُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا بَنُونَ، فَكُونُوا مِنْ أَبْنَاءِ الْآخِرَةِ، وَلَا تَكُونُوا مِنْ أَبْنَاءِ الدُّنْيَا ؛ فَإِنَّ الْيَوْمَ عَمَلٌ وَلَا حِسَابَ، وَغَدًا حِسَابٌ وَلَا عَمَلٌ Ali radıyallâhu anh şöyle demiştir: *"Dünyâ arkasını dönmüş bir halde göçüp gitmekte; âhiret ise (bize doğru) yönelmiş bir halde gelmekte... Onlardan her birinin çocukları vardır. Öyleyse siz âhiretin çocuklarından olun! Dünyânın çocuklarından olmayın! Zira bugün amel var, hesab yok! Yarın ise hesab var, amel yok!"* 📓 İmâm Buhârî bu eseri Sâhîh'inde muallak olarak rivâyet etmiştir. (Kitâbu'r-Rikâk, Bâbun fi'l-Emeli ve Tûlihi) ***** Dünyâ amel yurdudur; âhiret ise hesab ve karşılık yurdudur. Bu dünyâ hayâtında her bir kula, düşünüp öğüt alacağı kadar bir ömür verilmiştir. Âhiretini düşünen akıllı ve zeki insan, ölüm kendisine gelmeden önce vaktini ganîmet bilir. Arkasını dönmüş giden dünyâya yönelip de bize doğru yönelmiş gelmekte olan âhirete arkasını dönmez.
*ZAYIF HADÎS* ❌❌ Enes b. Mâlik radıyallâhu anhu’dan Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: *“Kaylûle yapın! Şüphesiz ki şeytânlar kaylûle yapmaz.”* Bkz: Zekeriyyâ b. Ğulâm, _es-Subulu’s-Seviyye_ (s: 206). Hadîs, Omer radıyallâhu anhu’nun sözü olarak da rivâyet edilmiştir ancak ondan da *bu lafız ile* sahîh değildir. Ancak benzer bir lafız ile hasen bir isnâd ile Omer radıyallâhu anhu’dan ve İbn Mes’ûd’dan gelmiştir. Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den sâbit değildir. *Kaylûle:* Öğleden önceki kuşluk vaktinin sonundaki uykudur. Sahâbe cuma günü öğleden sonra diğer günler öğleden önce uyurlardı. *Bu uyku Arapların güzel âdetlerindendir ve bedenin rahatı için faydalıdır.* Sahurun gündüz oruç tutanlara faydası gibi kaylûlenin de gece namaz kılanlara faydalı olduğu söylenmiştir. Ancak kaylûle âdettir, sünnet değildir; sahûr ise sünnettir, ibâdettir.
*Abdest, Gusül ve Necis Maddelerden Temizlenmenin Değeri* Allah Teâlâ, peygamberine davetinin başlangıcında şöyle buyurmuştur: *“Elbiseni temiz tut”* (Müddessir Suresi: 4). Yani *elbiseni necasetlerden temizle,* nefsini günahların kirinden arındır, amellerini şirk ve günahlardan temizle." Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurmuştur: *"Tahûr/Temizlik imanın yarısıdır."* (Müslim, 223) İbn Receb şöyle demiştir: *“...burada ‘tahur/temizlik’ten kasıt, abdestsizlik, cenâbetlik, hayız ve nifâs hallerinden su ile temizlenmedir.”* (Câmiu’l-ulûm ve’l-hikem, 2/7). dorar.net/feqhia/3