Her cisim bulunduğu kabın şeklini alır. Hava hariç.
Havanın belli bir şekli yoktur
Bazı insanlar da böyledir, hava doludurlar fakat bir şekilleri yoktur. Biçimsizlerdir.
Seni sevmeyi sevmiyorum…
Seni sevmeyi sevmiyorum,
İnciniyor ruhum,kırılıyor kalbim
Gözlerimin feri sönüyor,dökülüyor yıldızlar birer birer…
Işıl Işıl bakan gözlerimi,yağmurlar sarıyor
Süzülüyor tek tek yanaklarımdan,
Seni sevmeyi sevmiyorum,
Hırçın bir deniz gibi bir o yana, bir bu yana taşıyorum
Midemi bulandırıyor
Güneş tepemdeyken,şimşekler çaktırıyor
Seni sevmek benliğimi unutturuyor
Bu beter şeyi söküp,arınmak istiyorum
Sevgisizliğine bir kalp,
Sevmeyişine bir gönül
Seni sevmeyi sevmiyorum
Seni sevmek istemiyorum …
Bir kitap yazmak istesem nasıl başlardım cümleye bilmiyorum.Nerden başlardım anlatmaya, şunca yıllık hayatımda çok şey mi yaşadım ya da ben mi kaldıramıyorum bazen bu ağırlıkları bilmiyorum. Hayat biz istemesek de bi şekilde bizi var ediyor, bir ruh üfleniyor,sorgusuz sualsiz doğuveriyoruz,birilerinin hayatlarına birdenbire,bazıları seviniyor varlığımıza, bazıları hayal kırıklığı olarak görüyor bizi, bazıları ise kendi beceriksizliklerinin bir parçası olarak görüyorlar . Ama hepsi de bir şekilde var oluyor, herkesin ortak yanı ise doğmak isteyip istemediğini sormadan bir bebeği acılı,göz yaşlarıyla, hileyle dolu olan ,sevgisiz taş kalplerle dolup taşan,cehennem gibi olan bir dünyaya getirmek!