İlim ve ameli cemedemeyene hakim denmez. Herhangi bir ilm-i nazari bizzat bir hikmet olmadığı gibi tesadüfi olan herhangi bir amel-i gayr-ı ilmi de öyledir.
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır
“İnsan, fıtraten gayet zayıftır. Hâlbuki herşey ona ilişir, onu müteessir ve müteellim eder . Hem gayet âcizdir. Hâlbuki belaları ve düşmanları pek çoktur. Hem gayet fakirdir. Hâlbuki ihtiyâcâtı pek ziyâdedir. Hem tenbel ve iktidarsızdır. Hâlbuki hayâtın tekâlifi gayet ağırdır.
Hem insâniyet onu kâinâtla alâkadâr etmiştir. Hâlbuki sevdiği, ünsiyet ettiği şeylerin zevâl ve firâkı, mütemâdiyen onu incitiyor. Hem akıl ona yüksek maksadlar ve bâkî meyveler gösteriyor. Hâlbuki eli kısa, ömrü kısa, iktidârı kısa, sabrı kısadır.”
İnsanlık varoluş imtihanını Hz Adem ile ve verdi. Sürebilme imtihanını, hayat imtihanını da Hz Nuh'la. Sanki ona kadar insanlığın dünya hayatı bir provadan ibaretti. Su ile sembollenen tufandan sonra hayatımız gerçek hayatta oldu.
İbrâhîm
İçimdeki putları devir
Elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
İbrâhîm
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
İbrâhîm
gönlümü put sanıp da kıran kim
Asaf Hâlet Çelebi
Ne zaman umrumda ne mekan benim
Yarından vazgeçtim dünden vazgeçtim
Ne bu ömür benim ne de can benim
Ben seni göreli benden vazgeçtim
Derde hedef oldum sen oksun diye
Güllere yalvardım sen koksun diye
Sen yoktun yanımda sen yoksun diye
Akşamdan geceden günden vazgeçtim
Sensiz ne yurdum var ne yerim dedim
Senden sorarlarsa ne derim dedim
Belki kavuşursam üzerim dedim
Ben senin uğruna senden vazgeçtim Serdar Tuncer