İttihat ve Terakki içerisinde 1908 devrimi öncesinden beri "fedailer" diye bilinen bir subay topluluğunun Edirne'nin kurtuluşun da önemli bir rolü olmuştu. Bunlara, komitenin (siyasal cinayetler gibi) kirli işlerini yapan ve bunalım zamanlarında onu savunmak için bir araya gelen ittihatçı saldırı taburları denilebilir. 1909'da Hareket Ordusu olayında önemli bir rol oynamışlar ve birçoğu Trablusgarb'da Arap gerillalarının İtalyanlara karşı örgütlenmesinde hizmet vermişti. Bu topluluk Enver'e çok yakındı. Enver'in onlara liderlik yaptığı anlaşılıyor. Edirne geri alındıktan sonra bu topluluk mensuplarına Enver tarafından, Türkçe konuşan Müslümanların ( bugün de) yaşamakta olduğu Meriç nehrinin batısında kalan Batı Trakya bölgesinde bir gerilla hareketinin başlatmalarını emredildi. Bunlar bu amaçla Garbi Trakya Hükümet-i Muvakkatesi'ni kurdular. Bu kuruluşun ömrü sadece 2 ay sürmesine karşın (Osmanlılar tarafından barış görüşmelerinde Bulgarlar'a baskı yapmakta yararlanılmış, istenen ödünler elde edilir edilmez de varlığına son verilmiştir.) Anadolu'da Birinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkacak olan ulusal direniş hareketi için önemli bir "laboratuvar" vazifesi gördü.
Enver'in etrafındaki bu fedai subaylar topluluğunun, 1913'te gayriresmi olarak Teşkilat-ı Mahsusa diye bilindiği anlaşılıyor. Örgüt bu ad altında 1914'te resmileştirilmiş ve o tarihte Harbiye Nazırı olduğu için doğrudan Enver'in denetimine verilmişti.
Ben ikide birde böyle oluyorum; bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum.
Sabahattin Aliİçimizdeki Şeytan