Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.
Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları
Konuşurlar, isterler, susarlar
Dinlememissiniz nice yıl kalbinizi
Ev, meslek, iş, para geçim diyerek
Düşünün şimdi bir de
Şehirlerde ve kasaba köylerde
Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu..
"Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykusunu kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyolardı. "
"Sonunda, seni eskisi gibi sevdiğimi söylemeye karar verdim.Söze başlamak için, bundan daha iyi bir giriş bulamadım:Seni eskisi gibi seviyorum Sevgi. Belki uzun bir süre susmalıydım önce.Sonra gözlerine bakmalıydım. Ya da boşluğa bakarak boğuk bir sesle konuşmalıydım. Hepsini düşündüm, hepsini oynadım. Sonunda, seni eskisi gibi sevdiğimi söylemeye karar verdim. Bundan daha iyisini bulamadım. "
"Seni görmek istiyordum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir.,avunabilir,hayal kurmaya devam edebilir. Sen anlamazsın tabii. Anlamak için insanın bazı eksik yönleri olmalı.."