Yalnızlığına sığın,görüyorum ki her yerini zehirli sinekler sokmuş.Sert ve güçlü rüzgarların arasına gitmelisin.Yalnızlığına saklan,görüyorum ki küçük ve acınacak kişilerin yakınında yaşamışsın.Onların görünmez intikamlarından uzak durmalısın.Onlara daha fazla el kaldırma.Onların sayıları çok fazladır.Üstelik senin kaderin sinek kovmak değildir ki.Küçük, acınacak insanlar sayısızdır.
Ama sen kimsin ki benim için? Sen, beni hiçbir zaman, hiçbir zaman tanımayan; bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan öylesine geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
"Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey..."