Eğer işin ucunda Batılılar çıkar elde ediyorsa demokrasinin varlığı ya da yokluğu önemli değildir. Demokrasinin hangi yolla ihraç edildiğinin de bir anlamı yoktur. Yeter ki Batılı çıkar sağlasın.
...Her zaman böyle rahatça her yere gidebilen, istedikleri lokanta ve gazinolarda yiyip içebilen, deniz hamamlarının dışında pervasızca yüzebilen Rum, Yahudi ve ecnebi kadınlara imrenirdi. Türk Müslüman kadınların sadece böylesi basit zevklerden değil dünyanın tüm nimetlerinden mahrum olduğunu gördükçe biraz da için için kıskanarak imrenirdi.
Anadolu'nun insancıkları padişahlarına asker verenlerdir. Anadolu yarımadası gerçekten ana doludur. Bu topraklarda büyük dedelerinden başlayan bir erkek yokluğu hakimdir. Dedeleri, oğulları hep şehit olmuşlardır.
Osmanlı döneminin son büyük casusluk faaliyetlerinden olan -bilinen- Vambery'nin Osmanlı öncesi hayatından, Osmanlı ilişkilerine ve ölümüne kadar olan yolculuğunu anlatıyor kitap. Kitapta en çokta Abdülhamid Han'ın o hep söylenen denge siyaseti göze çarpıyor ki, adeta sekerat halinde bir adamın hırıltılarını duyuyorsunuz. İşte bu kitaplardaki belgelerde, sekerat halindeki imparatorluğa Sultanın çırpınışlarına en yakından şahit olacaksınız. Ve maalesef ki, O'nun büyük çırpınışlarının kendisinden sonra gelen halefleri aracılığıyla bir çırpıda harcanışını da tarih bize gösterecektir. Allah sultanımıza gani gani rahmet eylesin, âmin.