Eyyüp Taş

Diyor ki, hep bir gailesi olur insanın, yetişmesi gereken bir telaşesi. İnsan ki durursa düşeceğinden değil, düşüneceğinden korkar ve hep koşar. Koşar da aklının içinden nereye kaçar? Gece de, gündüz de; Ehrimen de, Hürmüz de senin içinde. Ateşi arayan yanar, buza inanan donar. Ne aradığını bilmeyen tek günlük kelebekler, bildiğine iman edemeyen araftaki cahiller, durmadan kaçar.
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hayaller içinde geçen gecelerden sonra ayrılıp gerçek dünyaya dönmenin ne kadar korkunç olduğunu bilemezsiniz.
Alıntı
İnsanlara kızmama imkân yoktu, çünkü insanların en kıymetlisi, en iyisi, en sevgilisi bana en büyük kötülüğü etmişti; diğerlerinden başka bir sey beklenebilir miydi? İnsanları sevmeme ve onlara tekrar yaklaşmama da imkân yoktu; çünkü en inandığım, en güvendiğim insanda aldanmıştım. Başkalarına ehemiyet edebilir miydim? Edemezdim... Çünkü bu hayata en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için tüm insanlığın timsaliydi.
Alıntı
Ahmet Hamdi Tanpınar "Huzur" romanında, şöyle diyor: "Bir takım mekteplerimiz var; birçok şeyleri öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan bir memur kadrosunu doldurmak için çabalıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız? Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı adet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münevver hayat kaplayacak... O zaman ne olacak? Kriz.."
Nedir bu insanın içten içe çürüyüşü?