160'a geldim ama olaylar hiç de merak uyandırıcı değil. Çok basit bir kurgu ile ilerliyor. Sonradan işler değişecekse bilemiyorum okuyan arkadaşlar varsa ne der? Bırakmalı mıyım?
Kitabın kahramanı Zebercet üzerinden topluma yabancılaşma, yalnızlık ve psikolojik sorunları okuyucuya aktarıyor Yusuf Atılgan. Son derece sıradan ve tekdüze hayata sahip olan Zebercet, yavaş yavaş bunalıma giriyor. Aslında işlettiği otel boş olmasına rağmen müşterileri kabul etmemeye başlaması ve sonrasında otel kapısına "kapalı" yazışı oteli değil kendini kapatmış olmasıdır hayata ve insanlara. Öyle ki bu bunalmış ruh Zebercet'i daha da çıkmaza sürüklemeye başlıyor ve birtakım olaylar zuhur ediyor hayatında. Bunalımı arttıkça daha da hapsediyor kendini otele ve burada kendi sonunu hazırlıyor.
Yazar o kadar sık geçmişe dönüşler (flashback) yaşatıyor ki açıkçası bu durum beni sıktı. Fakat tabii geçmişte yaşanan olaylarda Zebercet'in yaşamını ve karakterini şekillendiren birçok olay saklı. Son derece sade dil kullanılmasına rağmen üslup beni yordu diyebilirim. Fakat detaylı betimlemelerle hayalinizde çok iyi şekillendirerek okuyabileceğiniz bir kitap.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma