Lou Andreas -Salome bu yapıtında bir erkeğe kayıtsız şartsız teslim olmakla ,ondan bütünüyle bağımsızlaşma arasında gidip gelen bir kadının hikayesini anlatır. Bu iki uç nokta arasında bocalama hali , yazarın kendi hayatında da başa çıkmak zorunda kaldığı meseledir. Artık. Paris 'te atölyesini kurmuş ve kendini sanatına adamış bir ressam olan kahramanı , yeniyetmelik döneminde çılgınca aşık olmuştur. Ancak daha sonra iliskisinin son bulmasıyla girdiği yolda , sanatını yaşama mutluluğunun gençlik aşkına üstün gelmesiyle , kendini gerçekleştirme hedefine doğru şevkle ilerlemektedir. Benzer biçimde ,yazarın kendi yeniyetmelik dönemine ve hatta yetişkin yaşamına da bitmek tükenmek bilmeyen bir entellektüel merak yön vermiş; duygusal tatmini bile entellektüel kaynaklarda aramıştır. Bu novellanın kahramanı da sonunda tıpkı yaratıcısı gibi kendi benliğini keşfedecek ve "katlanmayı"seçen kadınların kuşaklar noyu oluşturduğu zincire eklenmek yerine ,potansiyelini hayata geçirerek özgürce ,dolu dolu yaşamayı seçecektir. Bazı kitaplar var kendi hayat hikayenize benzer satırlar okursunuz nasıl ya hadi canım diye şaşkınlıkla merak edersiniz sonu nasıl bitiyor hikayenin ..
Yazarın gençlik yıllarında aşık olduğu erkekle yapmak istediği hayalindeki potansiyel sanat aşkı ile arasındaki mücadele beni kendisine hayran bıraktı. İçinizde ukde kalan şeyler vardır. Şimdiki aklım olsaydı kesinlikle yarım bırakmazdım dediginiz .Benim hikayemde yarım bıraktığım hayalimi yazar özgürce gerçekleştiyor.
İnsan hayatta keyif alarak yaptığı her ne varsa onu bir tutku ve aşk ile yapıyor.Yaptığı işten sıkılmıyor ona mutluluk veriyor. Bir insanın sanata yeteneği var ise mutlaka bırakmamalı ne olursa olsun sonrası pişmanlık ve
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma