Artık, geçmişin aksine, ne ilaçla ne de yiyeceklerde bedenimi telafi etmediğimi fark etmekten memnunum, gara gitmek ve geri dönmek için ya da alışve- rişe çıkmak için yürüyorum, doğaylayken kendi kaynağıma dönüyo- rum. Ağaçlar, kuşlar, gökyüzü, manzara, kokular, ezgiler. Her günü- mü dolu dolu yaşadığımı düşünüyorum ve özellikle her sabahın bir şans olduğunu. Sonuçta hastalık bana, çocukken hissettiklerimi yeni- den keşfettiriyor..."
Çocuklar büyüdükçe onlar için örnek, dayanak olduğunu hissedersin; sen ölünce onlar ömürleri boyunca senin duygularını, Senin fikirlerini taşır, senin Benzerin olurlar.
Kendinizi yaratamadan, evliliğinizi yaratamazsınız. Annelik de, hayatınız gibi, yaratılan bir şeydir.
Kafka’nın annesi Julie Kafka, Max Brod’a mektubunda, çocuklarının her birinin mutluluğu için kanının her damlasını akıtmaya hazır olduğunu yazmıştı; ne var ki Kafka’nın romanlarından çocukluğunun ne kadar acı geçtiğini anlamak zor değil.