Evet… neden demeyeyim sana ey aşina göz
ben senin hayallerinin değişmez geliniyim
Ben vefasız Leyla’nın sessiz ve soğuk mezarına
Ayağıyla hafifçe basan o kadınım...
yorgun, solgun ve bitkin
kendi viraneme gidiyorum
vallahi şehrinizden
perişan kalbimi götürüyorum
götürüyorum o uzak noktaya ki
arındırayım günahın renklerinden temizleyeyim aşkın lekesinden
böylesi boş ve beyhude isteklerden
senden uzaklara götürüyorum
senden, ey imkânsız ümitlerin cilvesi
diri diri gömmeye götürüyorum ki
olmasın bir daha kavuşma hevesi