a) Kırda veya ormanda (simgesel olarak öte-dünyada) insanlardan kopuk ve ölüler gibi "larva halinde" yaşama dönemi : ölülerden sayılmaları dolayısıyla adaylara uygulanan çeşitli yasaklar (ölü kimi yemekleri yiyemez, parmaklarını kullanamaz, vb. ).
b) Hayaletlere özgü soğuk beyaz benzi ve teni elde etmek için yüzün ve vücudun külle veya bazı alkali maddelerle boyanması; cenaze maskeleri.
c) Tapmakta veya fetiş evinde simgesel olarak gömülme.
d) Simgesel olarak Yeraltı dünyasına iniş.
e) Hipnotik uyku; adaya bilincini yitirten içecekler.
f) Güç sınavlar : sopayla dövülme, kızartılmak üzere ayakların ateşe tutulması, havada asılı bırakılma, parmakların kesilmesi ve buna benzer başka acı verici işlemler.
Şöyle bir olay yaşanır: Manastır ’daki Rus konsolosu sokaklarda dolaşır ve rastladığı Osmanlı askerlerine hakaret eder, hatta kamçısı ile vururmuş. Bir gün yine aynı terbiyesizliği yapıp, karakol nöbetçisi Halim’e vurunca, asker tüfeğini doğrultur ve konsolosu caddeye serer. Dünya ayağa kalkar ve onurunu koruyan Osmanlı askeri Halim, Divan-ı Harp kararıyla idam edilir.
Hicaz hattının halkın parasıyla çöllere kadar gotürmeyi bildi de, yine halktan alacağı parayla halkın malını korumaya yanaşmadı... Ama hiç degilse, bu şehire hali faydalandığımız bir su getirdi. Ötekiler o kadarcığını bile yapmadılar. Almanya'nın emrine daima boyun eğip çöllerden tutunuz da Karpatlar'a kadar su gibi kan akıttılar.
Zaten ittihat ve Terakki idaresi kısaca şudur: Milletin kanını akıtma ve kanını kurutma.
Hicaz hattının halkın parasıyla çöllere kadar gotürmeyi bildi de, yine halktan alacağı parayla halkın malını korumaya yanaşmadı... Ama hiç degilse, bu şehire hali faydalandığımız bir su getirdi. Ötekiler o kadarcığını bile yapmadılar. Almanya'nın emrine daima boyun eğip çöllerden tutunuz da Karpatlar'a kadar su gibi kan akıttılar.
Zaten ittihat ve Terakki idaresi kısaca şudur: Milletin kanını akıtma ve kanını kurutma.