"İnsan insana tahammül edemez. İnsan insana muhtaçtır. İnsan insana yüklenir, insan insanla yaşar. Bütün felâketimiz ve tezatlarımız burada. Daima birbirimizle haşır neşiriz ve birbirimize bir türlü tahammül edemeyiz."
"Yaşıyorum,"
dedi delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz bir gece, hurma yerken.
"ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bugün gelmiş vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne de geçmişte ne gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni yalnızca o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun.
Çölde hayat olduğunu, gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insanın hayatının özünde bulunduğu için kabile muhariplerinin savaştıklarını anlayacaksın.
O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak; çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur."