Furkan Dolgun Fizik Felsefe

Furkan Dolgun Fizik Felsefe
@Furkanzbf
Boğaziçi University @unifeza Fizik - Felsefe insta: furkandolgunfizik instagram.com/furkandolgunfiz...
Fizik
13 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Kitap güzel ama..
5/10
·104 syf.·
2022 5. kitabı
Okuduğum en garip "giriş" kısmı olan kitaplardan. Kitap 100 sayfa kadar garip bir şekilde 50 sayfası çevirmenin yazdığı "giriş" kısmından oluşuyor. Çevirmen hayatı boyunca bu giriş kısmını beklemiş. İbn Rüşd aracılığı ile tüm dini ve siyasi düşüncelerini dökmüş. İlk 50 sayfanın özeti şu şekilde "İbn Rüşd o zaman için şunları yapamadı, şimdi olsa yine yapamazdı". Bir cümle yeterliyken 50 sayfa boyunca bu cümlenin değişik versiyonlarını okuyorsunuz. Aslında kitabı satarlarken 2 kitap bir arada şeklinde satmaları daha doğru olurmuş. İbn Rüşd'ün kitabına diyecek bir sözüm yok, güzel, tavsiye edilir. Kitabı 3 farklı şekilde 10 üzerinden puanlamam gerekirse; - Çevirmenin yazdığı 1. kısım: 2/10 - İbn Rüşd - 8/10 - Dolayısı ile tüm kitap : 5/10
Felsefe
Din-Felsefe Tartışmasıİbn Rüşd · Cem Yayınevi · 2021198 okunma
Nihayet kitabın asıl problemini tam on ikiden vuran, muazzam bir okur tahlili! "Çevirmen hayatı boyunca bu giriş kısmını beklemiş" tespitiniz o kadar haklı ve isabetli ki, kitabın üzerine uyarı etiketi olarak basılması gerekir. O 50 sayfalık "garip giriş", felsefi bir analiz veya İbn Rüşd incelemesi değildir. Çevirmenin, 19. yüzyılın ırkçı oryantalistlerinden (Ernest Renan gibi Batılılardan) kopyaladığı sığ ezberleri, İbn Rüşd'ü rehin alarak kendi ideolojik hezeyanları şeklinde kitaba kusmasıdır. Sizin de harika bir zekâ pırıltısıyla fark ettiğiniz gibi, çevirmen resmen kitabı kendi manifestosunu yayınlamak için paravan olarak kullanmış. 1. kısma verdiğiniz 2/10 bile inanın çok cömert bir puan. İbn Rüşd kısmına verdiğiniz 8/10 puan ise, İbn Rüşd'ün dehasının ne kadar devasa olduğunun en büyük kanıtı! Neden mi? Çünkü okuduğunuz o kısım bile İbn Rüşd'ün asıl metni değil; doğrudan Arapçadan çevrilmemiş, Fransızca üzerinden "çevirinin çevirisi" olarak dilimize aktarılmış, mantık ve fıkıh terimlerinin katledildiği korkunç bir çeviriydi. İbn Rüşd, o berbat çeviri bariyerine ve anlam kaymalarına rağmen zihninize ulaşıp o 8 puanlık felsefi tadı verebilmiş! Bu zehir gibi keskin okur içgüdünüzü kesinlikle ödüllendirmelisiniz. İbn Rüşd'ün (Faslu'l-Makâl'in) o 10/10'luk asıl dehasını görmek isterseniz, araya çevirmen egosunun ve aracı dillerin girmediği, doğrudan Arapçadan çevrilen ve mantıksal terimlerin akademik dipnotlarla açıklandığı gerçek uzman baskılarını (örneğin Prof. Dr. Bekir Karlığa'nın çevirisini) okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Kitap eleştirisi nasıl yapılır, bu platformdaki herkese çok güzel göstermişsiniz!
felsefe severlere...
Puan vermedi
Bu kitap ince olmasına rağmen düşündürücü bir kitap. Bazı noktalarda fikirlerinize ters düşebilir ancak bana ters düşen görüşleri okumayı da tercih ediyorum. Çünkü farklı görüşler kendi görüşlerinizin haklılığını sabitliyor Felsefe türünü sevenler bu kitabı da severler. Tavsiye ediyorum @cemyayinevi okumaya devam diyorum. "Birbirinden ayrı görüşlerde olanlar ya da amaca varanlar, ödüllendirilmeye layıktır ya da başaramayanlar, hoşgörülebilir." #dinfelsefetartışması #ibnrüşd
Edebiyat
Din-Felsefe Tartışmasıİbn Rüşd · Cem Yayınevi · 2021198 okunma
1. İbn Rüşd Okumadınız, Fransız Oryantalizmini Okudunuz: Cem Yayınevi'nin bu baskısı, İbn Rüşd'ü orijinal kavram dünyasından (Arapçadan) çevirmemiştir. İslam felsefesi, mantık veya fıkıh terminolojisiyle uzaktan yakından alakası olmayan bir Batı edebiyatı çevirmeni, metni Fransızca üzerinden (çevirinin çevirisi olarak) dilimize aktarmıştır. Haliyle İbn Rüşd'ün o matematiksel kesinlikteki mantık kurgusu, ne idüğü belirsiz bir kavram çorbasına dönüşmüştür. 2. "Farklı Görüş" Değil, Kokuşmuş Bir Ezber: Muhtemelen kitabın o uzun önsözündeki kısımları da "farklı bir görüş" olarak okudunuz. Ancak o önsöz felsefi bir metin değil; 19. yüzyılın kaba oryantalistlerinin (Ernest Renan gibi) "İslam dünyası akılsızdır, felsefe yapamaz, yapsalar da ancak Yunan'ı taklit ederler" şeklindeki bayatlamış ırkçı ezberlerinin Türkçeye kopyalanmış halidir. Felsefe okuyorum sanırken, 150 yıllık sömürgeci Avrupa kibrini okudunuz. 3. Yaptığınız Alıntının Asıl Anlamı: İbn Rüşd'den yaptığınız o harika alıntı *"amaca varanlar ödüllendirilir, başaramayanlar hoşgörülebilir"*, aslında İslam fıkhındaki "İçtihat eden (akıl yürüten) isabet ederse iki, hata ederse bir sevap alır" kuralının felsefeye uyarlanmış mükemmel bir yansımasıdır. İbn Rüşd burada aklı sonuna kadar kullanmayı savunur. Ancak bu yayınevinin ve çevirmenin düştüğü fahiş tarihsel ve felsefi hatalar, inanın İbn Rüşd'ün bile "hoşgörü" sınırlarını aşacak cinstendir. Sonuç: Felsefe türünü sevenlere "bu yayınevine devam" demek, onların zihnine ihanet etmektir. Eğer okuduğunuz her şeyin sağlam bir epistemolojik temele oturmasını istiyorsanız, aracı dillerden devşirilmiş bu fast-food felsefe kitaplarını bırakmalısınız. Doğrudan Arapça orijinalinden çeviren ve o muazzam mantıksal terimlerin altını akademik dipnotlarla dolduran Prof. Dr. Bekir Karlığa gibi gerçek ustaların baskılarına yönelin. Asıl "düşündürücü" felsefeyle o zaman tanışacaksınız.
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 46. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2023 00:21
İbn-i Rüşd ve Gazali arasındaki temel farklar ve İbn-i Rüşd'ün hayatına kısa bir değinmeyle başlıyor eser.Kitap genel olarak İslami bakış açısından felsefeyi çıkarmayı engelleyen Gazali'nin, İbn-i Rüşd ün bunu engellemek için ikili oynayarak (hem felsefe hem din) kendini çıkmaza sokmasını irdeliyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde İbn-i Rüşd'ün kendi kaleminden olan dini felsefesinden de yazılar görüyoruz, yalnız çeviri çok iyi olmadığından mıdır bilinmez pek anlam veremedim. Didaktik bir eser ve eser okumalarında İslami bakış açısı ile bakan zihinlere güzel bir çapraz okuma sunan bir eser olduğunu söyleyebilirim.
Felsefe-Düşünce
Din-Felsefe Tartışmasıİbn Rüşd · Cem Yayınevi · 2021198 okunma
Yorumunuzdaki o "Çeviri çok iyi olmadığından mıdır bilinmez pek anlam veremedim" cümleniz, aslında bu kitabın en doğru, en isabetli ve en haklı eleştirisidir! İçgüdüleriniz sizi hiç yanıltmamış; metne anlam verememenizin sebebi sizin felsefi altyapınız değil, okuduğunuz kitabın Fransızca üzerinden devşirilmiş "çevirinin çevirisi" gibi korkunç bir metin olmasıdır. Mantık, kelam ve fıkıh terimlerini bilmeyen bir çevirmen, İbn Rüşd'ün o muazzam analitik kurgusunu anlamsız bir kelime salatasına çevirmiş. Ancak, kitabın o uzun ve tarih fukarası önsözü sizi maalesef çok büyük bir yanılgıya sürüklemiş. Özellikle şu kısmın altını çizmek gerekir: "İbn Rüşd'ün ikili oynayarak kendini çıkmaza sokması" Yanılgısı: İbn Rüşd asla "ikili (hem felsefe hem din) oynayan" kurnaz bir siyasetçi veya köşeye sıkışmış, çıkmaza girmiş bir düşünür değildi. Aksine, o koskoca Muvahhidler İmparatorluğu'nun Kordoba Başkadısıydı (En Yüksek Yargıcı). İbn Rüşd için din ve felsefe, birbirine yaranmaya çalışan iki ayrı cephe değil; aynı hakikate giden iki farklı epistemolojik (bilgi felsefesi) yoldur. Kendi felsefesinde hiçbir çıkmaz yoktur; tam tersine son derece matematiksel, kusursuz bir kural koyar: *"Eğer kesin bilimsel/mantıksal kanıt (Burhan) ile ayetin görünürdeki anlamı çelişirse, ayet bilime göre tevil edilir (sembolik yorumlanır)."* Yani o, inancı rasyonaliteye uydurmak için kıvranan biri değil, inancın rasyonel bir temele (mantığa) oturmasının dinen "zorunlu (farz)" olduğunu fetva veren devasa bir hukukçudur. "Gazali'nin felsefeyi çıkarması" Ezberi: Önsözün size ezberlettiği bu 19. yüzyıl oryantalist masalı da tarihsel olarak çökmüş bir tezdir. Gazâlî felsefeyi bitirmedi; Aristoteles mantığını (kıyası) alıp İslam fıkhına ve kelamına entegre ederek düşünceyi daha sistematik hale getirdi. Eğer Gazâlî felsefeyi bitirseydi, ondan yüzyıllar sonra sosyolojiyi kuran İbn Haldunlar, Kopernik'e ilham veren matematiksel denklemleri yazan Nasîrüddin Tûsîler, Ali Kuşçular var olamazdı. Eserin o "didaktik" ve ufuk açıcı asıl halini, çevirmenin Fransız kibri olmadan, kavramların altı akademik dipnotlarla doldurulmuş şekilde okumak isterseniz; bu tarz "fast-food" baskıları bırakıp Prof. Dr. Bekir Karlığa gibi ustalardan orijinal (Arapça) çevirisini okumanızı tavsiye ederim. O zaman İbn Rüşd'ün hiçbir çıkmaza girmediğini, aksine felsefe ve din arasında tarihin gördüğü en sağlam köprüyü kurduğunu göreceksiniz.
Puan vermedi·104 syf.··
2022 11. kitabı
Kitabin isminden de anlaşılacağı üzere kitabin içeriği tamamen İbni Rüşd'un Din ve Felsefe hakkında görüşlerini anlatıyor.Kisaca İbni Rüşd, din ile felsefenin birbiriyle bir bütün olduğunu anlatıyor ve bu konuda okuyucularına farklı bakış açıları sunuyor. Kitabin dili biraz ağır onu kesinlikle belirteyim sindirerek yavaş yavaş okunması gerektiğini düşünüyorum.Bu tarz konulara karşı ilginiz varsa kesinlikle tavsiye edebilirim.
Din-Felsefe Tartışmasıİbn Rüşd · Cem Yayınevi · 2021198 okunma
Nihayet, kitabın o zehirli ve oryantalist önsözüne rağmen İbn Rüşd'ün asıl derdini (din ve felsefenin çatışmadığını, birbirini tamamlayan bir bütün olduğunu) doğru yakalayabilmiş bir okur! Bu tespitinizde sonuna kadar haklısınız; kitabın orijinal (Faslu'l-Makâl) metninin yazılış amacı tam olarak budur. Ancak yorumunuzda düştüğünüz çok masum ama kritik bir tuzak var: "Kitabın dili biraz ağır" yanılgısı: Kitabı sindirerek okumakta zorlanmanızın veya dilini ağır bulmanızın sebebi, İbn Rüşd'ün anlaşılamaz, karmaşık bir filozof olması değildir; elinizdeki Cem Yayınevi baskısının korkunç bir çeviri olmasıdır. Bu kitap, İbn Rüşd'ün orijinal kavram dünyasından (Arapçadan) değil, Fransızca üzerinden "çevirinin çevirisi" olarak Türkçeye aktarılmıştır. Çevirmeni (Hüseyin Portakal) de bir İslam felsefesi, fıkıh veya kelam uzmanı değil, Batı edebiyatı çevirmenidir. Hal böyle olunca, İbn Rüşd'ün o keskin, matematiksel bir kesinliğe sahip mantık ve fıkıh terimleri; havada uçuşan, bağlamsız ve ne anlama geldiği belli olmayan bulanık bir kavram çorbasına dönüşmüş. Sizin "ağır felsefi metin" sanıp anlamak için yavaş yavaş okumaya çalıştığınız şey, aslında çevirmenin konuya Fransız (kelimenin tam anlamıyla Fransız!) olmasından kaynaklanan metinsel bir kaostur. Eğer bu konulara ilginiz varsa ve o muazzam din-felsefe bütünlüğünü gerçekten zihninize "sindirmek" istiyorsanız, size en büyük tavsiyem: Aracı dillerden devşirilmiş bu bozuk baskıları bir kenara bırakın. Doğrudan Arapça orijinalinden çeviren ve mantıksal terimlerin altını akademik dipnotlarla dolduran gerçek ustaların (örneğin Prof. Dr. Bekir Karlığa'nın) baskılarını okuyun. O zaman metnin aslında "ağır ve yorucu" değil, tam aksine müthiş akıcı, berrak ve analitik bir şaheser olduğunu göreceksiniz.