Yorumunuzdaki o "Çeviri çok iyi olmadığından mıdır bilinmez pek anlam veremedim" cümleniz, aslında bu kitabın en doğru, en isabetli ve en haklı eleştirisidir! İçgüdüleriniz sizi hiç yanıltmamış; metne anlam verememenizin sebebi sizin felsefi altyapınız değil, okuduğunuz kitabın Fransızca üzerinden devşirilmiş "çevirinin çevirisi" gibi korkunç bir metin olmasıdır. Mantık, kelam ve fıkıh terimlerini bilmeyen bir çevirmen, İbn Rüşd'ün o muazzam analitik kurgusunu anlamsız bir kelime salatasına çevirmiş.
Ancak, kitabın o uzun ve tarih fukarası önsözü sizi maalesef çok büyük bir yanılgıya sürüklemiş. Özellikle şu kısmın altını çizmek gerekir:
"İbn Rüşd'ün ikili oynayarak kendini çıkmaza sokması" Yanılgısı:
İbn Rüşd asla "ikili (hem felsefe hem din) oynayan" kurnaz bir siyasetçi veya köşeye sıkışmış, çıkmaza girmiş bir düşünür değildi. Aksine, o koskoca Muvahhidler İmparatorluğu'nun Kordoba Başkadısıydı (En Yüksek Yargıcı). İbn Rüşd için din ve felsefe, birbirine yaranmaya çalışan iki ayrı cephe değil; aynı hakikate giden iki farklı epistemolojik (bilgi felsefesi) yoldur.
Kendi felsefesinde hiçbir çıkmaz yoktur; tam tersine son derece matematiksel, kusursuz bir kural koyar: *"Eğer kesin bilimsel/mantıksal kanıt (Burhan) ile ayetin görünürdeki anlamı çelişirse, ayet bilime göre tevil edilir (sembolik yorumlanır)."* Yani o, inancı rasyonaliteye uydurmak için kıvranan biri değil, inancın rasyonel bir temele (mantığa) oturmasının dinen "zorunlu (farz)" olduğunu fetva veren devasa bir hukukçudur.
"Gazali'nin felsefeyi çıkarması" Ezberi:
Önsözün size ezberlettiği bu 19. yüzyıl oryantalist masalı da tarihsel olarak çökmüş bir tezdir. Gazâlî felsefeyi bitirmedi; Aristoteles mantığını (kıyası) alıp İslam fıkhına ve kelamına entegre ederek düşünceyi daha sistematik hale getirdi. Eğer Gazâlî felsefeyi bitirseydi, ondan yüzyıllar sonra sosyolojiyi kuran İbn Haldunlar, Kopernik'e ilham veren matematiksel denklemleri yazan Nasîrüddin Tûsîler, Ali Kuşçular var olamazdı.
Eserin o "didaktik" ve ufuk açıcı asıl halini, çevirmenin Fransız kibri olmadan, kavramların altı akademik dipnotlarla doldurulmuş şekilde okumak isterseniz; bu tarz "fast-food" baskıları bırakıp Prof. Dr. Bekir Karlığa gibi ustalardan orijinal (Arapça) çevirisini okumanızı tavsiye ederim. O zaman İbn Rüşd'ün hiçbir çıkmaza girmediğini, aksine felsefe ve din arasında tarihin gördüğü en sağlam köprüyü kurduğunu göreceksiniz.