"En çok zorlandığımız konulardan biridir kendi hatamızı görmek. Fakat başkalarının hatalarını görmeye gelince ödül alacakmışız gibi gayretliyizdir. Başkalarını eleştirmeye bayılırız ama eleştirilmekten hiç hoşlanmayız."
3-4 kere okumuşumdur bu kitabı.
Beyaz Diş yarı kurt ve bir yarı köpekti. Henüz anne Kiche ile yeni yeni ava çıkmakta vahşi yaşama uyum sağlamayı öğrenmekteydi. Beyaz Dişin babasının adı Tekgöz'dü. Çünkü babası bir gözünü kaybetmişti.
Her şey, Bili ve Henry adlı iki adamın koşum köpekleri ile bir adamın cenazesini M’Gurry adlı şehre götürmeye kalkıştıkları o soğuk günlerdeki vahşi yolculukta başlamıştır. Bil ve Henry’in koşum köpeklerinin çektiği kızağı takip eden kurtlar vardı. Çıkan solukların havada donduğu bu kış günlerinde onları takip eden aç kurt sürüsü kızağı çeken köpekleri yemeye başlamıştı. Koşum köpeklerini yemeye başlayan bu kurt sürüsü içindeki bir dişi kurt Bili ve Henry’in yaktığı ateşe kadar yaklaşabilmekteydi. Bili ve Henry, yaktıkları ateşin yanlarına kadar sokulabilen bu dişi kurdun yarı köpek yarı kurt olduğunu anlamıştı.
Bili köpeklerini yiyen bu vahşi kurt sürüsünü ürkütmek ve onları öldürmeye kalkışınca, dişi kurt Bili’yi parçalamıştı. Bili’nin kurtlar tarafından canlı canlı yendiğini gören Henry daha da bir korkmaya başlamıştı. Henry gece olunca hiç uyumamakta ateşin başından kalkmamaktaydı. Bir kaç gece sonra uykusuzluktan ölmeye razı olmaya başlayan Henry ile kızağında kalan iki köpeğini onları tesadüfen bulan birileri kurtarmıştı.
Bili’yi öldürüp Henry’i taciz eden Bili ve Henry’in kızak köpeklerini yiyen bu kurt sürüsünün başı olan Dişi Kurt, Beyaz Diş’in annesi Kiche’nin ta kendisiydi. Kıche’nin sürüsündeki erkek köpekler Kıche’ye sahip olabilmek için kavga etmek zorundaydı. Mücadeleyi Tekgöz kazanmış ve Kıche ile Tekgöz beraber olmaya ve ava birlikte çıkmaya başlamışlardı. Dişi kurt hamile kalmış ve bir mağaraya çekilmişti. Yaşlı kurt onu beslemeye başlamıştı. Tekgöz ile Dişi Kurttan beş adet yavru kurt dünyaya geldik.