Jack London çok sevdiğim usta bir kalem. Yıllar önce okumuştum ama kızımın hediyesi olan bu basımı ilk defa okur gibi büyük bir zevkle okudum.
Kurt ve çoban köpeği karması melez bir köpeğin hikayesi. Kitapta vahşi doğa var, sevgi var, ihanet var, korku var, itaat var, anne içgüdüsü, üreme içgüdüsü var, inanç var, direniş var, kabullenme var, insanoğlunun vahşeti, sevgisi, hoşgörüsü, önyargısı var. Doğa ile mücadele var.......
Bir kurt kırması olan köpeğin hayat hikayesi demek az gelir. Bir çok duyguyu anlatan harika bir eser. Bir solukta okudum. Harika bir eser.
Beyaz DişJack London · Karbon Kitaplar · 201895,5bin okunma
Jack Londonun güzel eserlerinden biridir.
Dili çok sade ve anlaşılır. Yazar bir Kurt- köpek gözünden insanları anlatıyor .Kitabı okurken sanki belgesel izliyormuşum gibi hissettim.
Ve kitabı bitirdikten sonra şu iki mesajı aldım :
*Hepimiz hayatımızda zor şeyler yaşıyoruz ,zor günlerimiz oluyor ; ama ne olursa olsun güçlü olmamızı her şeye rağmen ayakta kalmamızı söylüyor kitap.
*Sevginin gücünü gösteriyor kitap. Hayatın kötü yönlerini sevgiyle halledebiliceğimizi anlatıyor.
Kitabı okumanızı tavsiye ederim .
" Herşeyden önce birbirinizi candan sevin . Çünkü bir çok kötülüğü örter."
Beyaz DişJack London · Karbon Kitaplar · 201895,5bin okunma
Beyaz Diş, soylu ve onurlu bir vahşi kurt- köpek kırmasının zihninden bakılarak hayatın acımasızlığını, sevgi ve şefkat eksikliğinin yol açtığı dramatik olayları konu edinir. Fakat hikaye bir çok yerde tematik olarak kendini tekrar ediyor ve gereksiz bir uzunlukla okuyucusunu sıkıyor. Bitmek bilmez betimlemeleri de ayrı bir dert. Onun dışında okuma seviyesini arttırmak için okunabilecek dünya klasiklerinden birisi olarak tercih edilebilir. Keyifli okumalar...
3-4 kere okumuşumdur bu kitabı.
Beyaz Diş yarı kurt ve bir yarı köpekti. Henüz anne Kiche ile yeni yeni ava çıkmakta vahşi yaşama uyum sağlamayı öğrenmekteydi. Beyaz Dişin babasının adı Tekgöz'dü. Çünkü babası bir gözünü kaybetmişti.
Her şey, Bili ve Henry adlı iki adamın koşum köpekleri ile bir adamın cenazesini M’Gurry adlı şehre götürmeye kalkıştıkları o soğuk günlerdeki vahşi yolculukta başlamıştır. Bil ve Henry’in koşum köpeklerinin çektiği kızağı takip eden kurtlar vardı. Çıkan solukların havada donduğu bu kış günlerinde onları takip eden aç kurt sürüsü kızağı çeken köpekleri yemeye başlamıştı. Koşum köpeklerini yemeye başlayan bu kurt sürüsü içindeki bir dişi kurt Bili ve Henry’in yaktığı ateşe kadar yaklaşabilmekteydi. Bili ve Henry, yaktıkları ateşin yanlarına kadar sokulabilen bu dişi kurdun yarı köpek yarı kurt olduğunu anlamıştı.
Bili köpeklerini yiyen bu vahşi kurt sürüsünü ürkütmek ve onları öldürmeye kalkışınca, dişi kurt Bili’yi parçalamıştı. Bili’nin kurtlar tarafından canlı canlı yendiğini gören Henry daha da bir korkmaya başlamıştı. Henry gece olunca hiç uyumamakta ateşin başından kalkmamaktaydı. Bir kaç gece sonra uykusuzluktan ölmeye razı olmaya başlayan Henry ile kızağında kalan iki köpeğini onları tesadüfen bulan birileri kurtarmıştı.
Bili’yi öldürüp Henry’i taciz eden Bili ve Henry’in kızak köpeklerini yiyen bu kurt sürüsünün başı olan Dişi Kurt, Beyaz Diş’in annesi Kiche’nin ta kendisiydi. Kıche’nin sürüsündeki erkek köpekler Kıche’ye sahip olabilmek için kavga etmek zorundaydı. Mücadeleyi Tekgöz kazanmış ve Kıche ile Tekgöz beraber olmaya ve ava birlikte çıkmaya başlamışlardı. Dişi kurt hamile kalmış ve bir mağaraya çekilmişti. Yaşlı kurt onu beslemeye başlamıştı. Tekgöz ile Dişi Kurttan beş adet yavru kurt dünyaya geldik.
Jack London'ın mukemmel betimlemeleriyle Beyaz Diş'in neler hissettiğini yaşıyorsunuz adeta ve bir canlıya ne verirseniz karşılığında onu alırsınız'ı sevgiyi unutan, sadece çıkarlarını düşünen biz insanoglunun yüzüne çarparak gösteriyor.. Her yaşta okunabilinecek bir kitap..
Beyaz DişJack London · Karbon Kitaplar · 201895,5bin okunma
Vahşi doğada yaşam mücadelesi veren bir kurdun gözünden insanların anlatıldığı bir Jack London klasiğidir Beyaz Diş.
Bir hayvanın gözünden, her canlının ruhunu tanıtıyor aslında yazar. İster hayvan olsun ister insan, kendisine nasıl davranılıyorsa öyle şekilleniyor herkesin ruhu. İyilik yap, iyilik bul temasına da odaklanmış diyebiliriz.
Küçük bir kurdun hayatı boyunca yaşadığı deneyimler ve insanlardan gördüğü muamele üzerinden geçirdiği değişimi anlatan güzel bir hikaye. Toplum için büyük mesajlar içeriyor. Okumanızı tavsiye ediyorum.
Beyaz DişJack London · Karbon Kitaplar · 201895,5bin okunma
Ortaokul zamanlarında okumuştum. Vahşi bir kurdun bakış açısından yazılması ilgi çekici, etkileyiciydi. Jack Landon'ın kendine has bir üslubu var. Kitapları akıp gidiyor. Jack London
Kitabı okurken sıkılmadım akıcı bır şekilde ilerledi. Dişi kurdun yaşadıkları içsel düşünceleri çok ğüzel tasfır edilmiş. Kurt dun sahipleriyle yaşadıkları ve her sahibinde faklı bir kişilik bürünmesi ve sevgisiz duygusuz insanların elinde bir ölüm makinesiyken, Sevgiyle ve güvenle nasıl bir kişiliğe büründüğü çok güzel anlatılmış. Sevgi karşısında nasıl davranacağını bilmemesi ve daha sonra sevdığı sahibi için kurallarını değiştirmesi ve fedakarlık yapması ve sahıbı için ölümü göze alması çok manidardi. Sonunu okuduğumda yüzümde tebessüm yarattı...
Beyaz DişJack London · Karbon Kitaplar · 201895,5bin okunma
Hep hatırlarım ismini. Okulda duyardım. Ama üniversite zamanında okumak nasip oldu ve Jack London ile tanıştım. Beyaz diş, doğa aşığı ve bilimsel yanı ağır basan Jack London'ın benim okuduğum ilk romanı ve son olmadı. Bir belgeseli okumak gibi hissettiriyor ve bunu bir hikaye üzerinden yapıyor.
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.