Mutlu olduğunu bir kere bile söylememiş, bir şeyden keyif aldığında kendini kaptırıp koyvermemiş, "dinleniyorum biraz" demişti heralde. Böylece keyif almak da haklarının arasına dahil olup saldırgan boşunalığını kaybetmişti.
Ama beyaz sayfalara bakar bakmaz, kağıtların görünüşü yüzünden kalakaldım. Öylesine sert ve ileriyi gören; öylesine burada bir şeydi ki! Şimdiden başka bir şey yoktu onda. Üzerine yazdığım sözcükler henüz kurumamıştı ama artık benim olmaktan çıkmışlardı.
Güven ancak bilmek ve bilmemek arasındaki bir durumda mümkündür. Güven, hakkındaki bilgisizliğime rağmen 'Öteki' ile olumlu ilişki kurmak demektir. Her şeyi önceden bilmem durumunda güven gereksizdir.
Şeffaflık zorlaması günümüzde ahlaki ya da biyopolitik değil, her şeyden önce ekonomik bir buyruktur. Kendini ışıklandıran herkes kendini sömürüye teslim eder. Kişinin aşırı ışıklandırılması ekonomik etkinliğini en üst noktaya çıkarır.