Yaptığı geziler, televizyon programları ve yazdığı kitaplarla birçok insana tarihi sevdiren Talha Uğurluel, Sultan II. Abdülhamid’in kişisel tarihindeki detaylar üzerinden İmparatorluğun son günlerini anlatmaya devam ediyor. Uğurluel, siyasi tartışmaların ve politik heveslerin dışına çıkarak II. Abdülhamid Han’ın gayriresmî tarihine ve İmparatorluğun son günlerine bir başka pencereden bakıyor. Zat-ı Şahane’nin kendi hikâyesine kulak kabartıyor ve karşımıza sesleri bugüne uzanan birçok hatıra çıkarıyor.
* Sultan II. Abdülhamid, amcası Abdülaziz döneminden nasıl dersler çıkarmıştı?
Kur'an-ı Kerim öyle yüce bir kitap ki, hayata dair her şey onun içinde O yüce Kur'an da emredilmeyen hiç bir şey olmaz. Olamaz İnsanlığa dair doğaya dair ve tüm yaşantılara dair her şey açık bir şekilde yazılmıştır.
Ve Çeliğe Su Verildi Nikolay Ostrovski
8,8/10 (24 Oy) · 59 okunma · 26 beğeni · 1.398 gösterim
Nikolay Ostrovski bir yazıncı değil, hiç eksiksiz bir devrimcidir. Katılıp kendi çapında güç verdiği devrim yaratmıştır onu. O da, devrime ve halka karşı duyumsadığı borçluluğu, kızıl orduda yaşadıklarını, deneyim ve algılama birikimlerini romanlaştırarak ödemeye çalışmıştır. Yani onu devrim bir yazıncı yapmıştır. Kitabı yayınlanır yayınlanmaz ülkesinin sınırlarını aşmış, hemen Avrupa dillerine çevrilmiştir. Dahası Andre Gide ve Romain Rolland gibi Avrupa yazının devleri başarısını kutlamak için ona koştular. Kendisi devrimin yapıtı olan Ostrovski, dünya devrimcilerine bir armağan olarak bıraktı romanını.
Tarih bir ayna… Aynayı kaplayan bir dilemma…
Kutsal Hermos'un suyuna karışan altının rengi hızla kan kızılına dönüşürken; kâhinler yaklaşan büyük savaşın haberini vermiş, tekinsiz bir hava zengin Lidya diyarını sarıp sarmalamıştı. Bir cephede güçlü askerleri ve görkemli hazineleriyle Aslan Kral Krezüs nam-ı diğer Karun; diğer cephede terk edildiği ölümü alt edip Pers diyarına hükmedecek olan Keyhüsrev.
Ve aynada sır dolu bir yansıma; tarihin öteki yüzünde devam eden karanlık…
Bir darbeye koşan Türkiye'de polis sirenleri yeri göğü inletiyor, silah sesleri sloganlara karışıyordu. Günleri ve geceleri esir alan terör, sokak çatışmaları, soygunlar, cinayetler her şehirde, her sokaktaydı. Kültür ve sanat kana bulanacaktı. Savrulan hayatlar, imkânsız aşklar…
Kim haklıydı? Ah!..
Karun ve Anarşist, tarihin akışını belirleyen hırsların ve tarihi aşan aşkların romanı. Coğrafyamızın kaderine bilgece bir bakış. İskender Pala'nın hep zevkle okunan usta kaleminden…
Şahı Mat Etmek – Payidar Kitabı Osmanlı’nın son yüzyılını anlatıyor.
Bu ismi seçmemizin sebebi şudur;
Şeyh Edebali Hazretleri; “Yüksektekiler alçaktakiler kadar güvende değildir.” der.
İki ana fikri var kitabın;
Birincisi, millet olarak tarihte verdiğimiz mücadelenin bir “beka” mücadelesi olduğu ve milleti “payidar” kılmak için ne büyük zorlukların hakkından gelindiği. Kimlerle mücadele edildiği.
İkincisi, devleti yönetme sorumluluğu yüklenenlerin devleti “Payidar” kılmak için canları, çocukları, ailesi ve sevdikleri dahil nelerden vazgeçmek zorunda olduğu.
Kitabı bitirince siyasette acımasız bir “Kurt Kanununun” işlediğini göreceksiniz.