YARININ TÜRK ÇOCUĞUNA
Doğu giydiyse kara, yasla dolmamalısın; Hayatınca yarınki bir savaşın malısın. Bu yurt için can verdi senin babanla ağan. Sana hız vermelidir İlteriş Kutluğ Kağan.
Atila’dan, Çengiz’den yıldırım var kanında, Kül Tigin’in kılıcı fazla kalmaz kanında.
Sakarya, Dumlupınar Hâlâ kızıl akıyor, bu akış dünü değil yarını da yakıyor.
Yurdunu kemiriyor binbir düzenbaz
yağı, senin için tuzaktır bilki bu “Barış” ağı.
Budunun türesi Savaşmamak değildir. Bilki bu gidiş seni yükseltmez ...Eğiltir!...
Senin soyun bağlanır oğluna yüce göğün; Hem Türk ,hem savaşçısın! Yalnız bununla Öğün!...
Evet, Yahudi şimdiye kadar hiçbir kötülük görmediği Türke düşmandır. Türk eline eroin’i dost bir milletin Erkan’ı Harbiyesi sokuyor onun Türkiye’deki Komisyonculuğu da Ermeni ve bilhassa Yahudi vatandaşlar yapmıyor mu ? büyük atalarımızın değerli savlarını unutmayalım , onlar Yahudiden yumurta alan içinde sarısını bulamaz demişlerdi. Bu Yahudinin hilekarlığını açığa vuran büyük bir hikmettir.
Milli şuur, bir ışıktır. Yurdu aydınlatır ve gizli köşelere sinmiş olan bütün akrepleri açığa çıkararak, karanlıkta iş görmelerine engel olur. İnsan da beyin ne ise millette de milli şuur odur. Ciğeri , karaciğeri , hatta bazen kalbi kurşunla delinen bir adamın yaşadığı görülür. Fakat beyninden kurşun yiyen bir insanın yaşamasına imkan yoktur .Bunun gibi bir millet de ordusuz bağımsız yaşayabilir, hatta dilini kaybetsede ölmeyebilir. Yeterki milli şuuru olsun.
Bir millet ordusunu kaybedebilir. Bağımsızlığını da kaybedebilir, Fakat dilini sakladıkça o millet yaşıyor demektir. Buna rağmen bir millet dilini zorlayıcı sebeplerle kaybettiği halde, milli şuuruna sahipse , o millet kendisine zorla kabul ettirilen yabancı dile rağmen , gerçek kişiliğini bilir ve günün birinde bu milli şuur sayesinde , öz dilini yeniden öğrenerek gerçek benliğine döner. Bunun en güzel örneği Lehistan Türkleridir.