Adı:
Türk Ülküsü
Baskı tarihi:
28 Ekim 2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753710596
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İrfan Yayıncılık
Baskılar:
Türk Ülküsü
Türk Ülküsü
Yazarın 1 Ocak 1966 tarihli "Önsöz"ünde:
"... Böylelikle kitap kısa bir zamana değil, uzun bir zamana seslenebilecek bir ülkü dergisi durumuna gelmektedir" ifadesiyle karar kıldığı şekle sadık kalınmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
172 syf.
·15 günde
Ülkü...
TDK diyor ki: "Amaç edinilen şey, ulaşılmak istenilen şey, ideal.
Altında ise örnek olarak Atatürk'ün sözü: "Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür."

İnsanlar yeryüzünde bir amaç edinmeden,  bir hedef koymadan ne kadar var olabilir ki?
Her milletin, her insanın ulaşmak istediği bir amacı vardır. Biz Türklerin de var olduğumuzdan beri amacımız bir çatı altında toplanmak. Bunu kimin zaman başardık, kimi zaman başaramadık. Kimileri istedi, kimileri de istemedi azıcık aşım ağrısız başım diyerek. Her ne olursa olsun biz bu inançtan hiç vazgeçmedik.
Kitabı okuyunca ne öğreneceğim dersek:
Türk kimdir? Genç erkekler ve kızlar nasıl yetişmeli? Nasıl asker olmalı? Ahlâkın bizdeki yeri ne olmalı? Hangi amaçlar uğrunda savaş vermeliyiz? Nasıl bir dil kullanmalıyız?
Bu ve buna benzer soruların cevaplarını bulabiliriz.
Ben kendimce genel bir bakışla anlatmak istiyorum ne öğrendim bu kitaptan.
Atsız: "Milletlerin savaşta tutunduğu iki şey vardır: Teknik ve ülkü." diyor. Bizler yıllardır onlarca savaş verdik ve çoğunlukla teknik olarak hep geride olduk. İşte burada gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin ülkü girdi devreye. Ülkünün içinde barındırdığı inanç, istek, bağımsızlık duygusu, vatan aşkı, bayrağımızı göklerde dalgalandırma isteği ve bir sürü şey. Şu an bu sınırlar içinde var olabildiysek bu sayededir. 

Bir milletin manevi kuvvetlerinin en önemlisi milli şuurdur. Milli şuur bir milletin kendini duyması ve bilmesidir. Yani bir milletin dili, dini neyi yok olursa olsun eğer milli şuuru varsa uzun yıllar da geçse o millet kendine gelecektir. Dilini, dinini her şeyini yeniden kazanacak, yeniden kendine sınırlar çizecektir.

Milli şuura giden yolllardan biri ahlâktan geçer. Mesela bizde ahlâkın yeri nedir? Bizde - her ne kadar şu an ahlâk yoksunu davranışlarda bulunanlar olsa da- en önemli şey ahlâktır. Ahlâk ise doğumla şekillense de gençlerde kendini gösteren olgudur.
Ve Atsız: "Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın." diyor.
#44201091
Doğrulardan taviz vermemektir ahlâkın zincirini bir arada tutan. Doğru ahlâkta en önemli görev ise öğretmenlere düşmektedir. Bunun için öğretmenler dört dörtlük olmalıdır. Nasıl ki bir doktorun hatası hastanın hayatını tehlikeye atabiliyorsa bir öğretmenin hatasıyla da bir insanı kaybedebiliriz. Kayıp bir insan kayıp bir millet olur zamanla. Bir insanı işlemek ne maden işlemeye benzer ne iplik işlemeye.

Birkaç makalede kendi cümlelerimle özetlersem şunlar anlatılıyordu: "Ahlâk, milletlerin yaşamında şekillenir. Bu nedenle farklı milletlerle karşılaşıldığında olumlu ya da olumsuz fakat daha çok olumsuz değişimlere uğrar. Bizler batının bilimini, ilimini almak yerine yaşantısını örnek aldık ve çöküşe uğradık. Barlar, meyhaneler gibi bizim yaşantımıza uygun düşmeyen yerlerde bulduk kendimizi.  Bunun sonucunda da kendimizi geliştirmeye ayıracağımız zamandan tavizler vermeye başladık."
 
Burada da katıldığım yerler var. Gerçekten şöyle baktığımızda en verimli yıllarını kafe vb. yerlerde harcayan bir nesil var karşımızda mesela. Buna ben de dahilimdir belki. Bizler kararını bilemiyoruz bir şeyin. Bu yüzden ne alırsak ne görürsek bir şeyi çıkana kadar yaşıyoruz. Ya hep oluyoruz ya hiç. Ya gün boyu kafamızı kaldırmadan, beynimiz sulanana kadar okuyoruz ya da ömür boyu elimizi bir kitaba bile sürmüyoruz. Yani keşke diyorum bazen dünyayla ilişkimizi kesip kendi halimize geçinip gitsek.

Kitap üzerine o kadar konuşulacak şey var ki. Okurken altını çizmediğim cümleler kaldı mı bilmiyorum. Katılmadığım yerler de oldu elbet. Ne ben burada hepsini anlatıp bir destan yazabilirim ne de siz okuyabilirsiniz. Bu sebeple kendini bu vatana, bu bayrağa ait hisseden her insan görev bilip okumalı; okumalı ve öğrenmeli.

Ve en beğendiğim, kendime öğüt olarak aldığım sözlerden biriyle bitirmek istiyorum. 
"Yüze karşı söylenen sevgilere güleceğiz. Sevgiler gönülde, hatıralar tarihte, kahramanlar millî mabetlerde kutlu olacak. Riya ve şarlatanlık karışık olan her şeye tüküreceğiz."
#44380655
Esen kalın... :)
172 syf.
·Beğendi·10/10
Atsız'ın bu kitabıyla Türkçülük hakkındaki görüşlerini öğrenebilirsiniz. Eski Türk töreleri ile ilgili de bilgiler barındıran Türklük duygularını kabartan her Türk gencinin hatta her Türk insanının okuması gereken bir kitap. En azından Atsız'ı ırkçı diye eleştirirken düşünceleri hakkında fikir sahibi olursunuz. Düşüncelerindeki asıl amaç her Türkçü gibi tüm Türkleri tek bayrak altında toplayabilmektir ki buna Kızılelma Ülküsü diyoruz.
Velhasıl mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
172 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Tüm Türk evladının okuması gereken bir kitap. Hüseyin Nihal ATSIZ fikirleriyle, düşünceleriyle, kalemiyle ve dik duruşuyla örnek alınacak bir insandır. Ruhu şad olsun....
172 syf.
·Puan vermedi
Atsız'ın çeşitli makalelerinin derlenip kitap haline getirilmesiyle ortaya çıkan bir eser.
Makalelerin ortak noktası Türklük ve Türk Mefkûresi.
Türk kimdir? Türk'ün hedefi, ülküsü nedir? Türk erkeği, Türk kızı nasıl yetiştirilmelidir? Türk ahlâkı nasıl olmalıdır? Gibi sorulara cevap verilmiş.
Nihal Atsız'ın fikirlerini, ideolojisi anlamak için okunması gerekli, bazı kesimler tarafından "ırkçı", "kafatasçı" diye tenkid edilen Atsız'ın fikirlerini öğrenmek, yüzde yüz olmasa da çoğunu kabul edip, uygulamak her Türk evladının borcu diye düşünüyorum.
Kitap uzun beni sıkar diyenler için, en azından "Türk Ülküsü", "Türk kimdir?", "Türk Ahlâkı" gibi makalelerin mutlaka okunmasını tavsiye ederim.
İncelememi Atsız Bey'in şu sözleri ile bitirmek isterim: "Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın."
172 syf.
·11 günde·Beğendi·7/10
yazıldığı dönemin şartlarına göre değerlendirilmesi gereken kitap. Altını çiziyorum. İsteyen sever isteyen sevmez. Kadim Türk geleneğinden yola çıkarak bir Türk'ün nasıl davranacağını anlatıyor. Bunuda dönemin şatlarına göre anlatıyor. Yaşadığımız çağda bir çoğu kabul görmeyebilir. Okunmadan yargılanmamalıdır. Öcü değil bu atsız...
172 syf.
·2 günde·Beğendi
Bir Türk genci nasıl yetiştirilmeli, Türk gencinde ahlak ve nizam nasıl olmalı,milli eğitim hakkında tam on iki cinsinden tutturduğu görüşleriyle düşünce dünyamızı besleyen görüşlerinden herkesin aydınlanması gerekiyor.İdeolojik beslenmek isteyen ve Milliyetçi olsun olmasın herkesin okuması gereken bir başucu kitabıdır kat'i surette tavsiye ediyorum...
172 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Hüseyin Nihal Atsız Türk edebiyatının zirvesidir. 2.kez okuduğum muazzam eserlerinden birisidir. Türk ırkını,Türk töresini ve kızılelmayı anlatır. Genel olarak Atsız'a ön yargılı yaklaşıp duran insanların bu kitabı okuyup Atsız 'ın fikirlerini açıkça görebileceği enfes bir eserdir. Kuvvetli kalemine sağlık.
172 syf.
·Beğendi·10/10
Atsız Ata'nın,Türkçülük düşüncesine ışık tutmayı ve Türk ırkını kendi özüne döndürmeyi amaçlayan manifesto niteliğinde bir eseridir.
172 syf.
·5 günde·10/10
Nihal Atsız'ın şuur, fikir, fiiliyat ve gerçekliklerden bahseden sert kaleminden çıkan makalelerin derlemesi olan bu kitap soysuzlar için yegane bir tehlike, Türk evladları için başucu niteliği taşımaktadır.Türk Ülküsü adlı eser Atsız Bey'in Türk Milletine bıraktığı, fikir aşılamaya çalıştığı bir şaheserdir.Berbat sistemden, şuursuz öğretmenden, fikirsiz ot gibi yaşayan insandan ve en önemlisi Türk(lük) düşmanlarından bahseden bu eser tekrar tekrar okunmalıdır. Şu dalkavuk yetiştiren pespaye sistemden çıkan Atsız bizlere kutlu bir rehber oluyor. Eserin gerçekliği,akıcılığı bunların yanında akıl ve bilime en doğal şekilde uyması ve bizleri uyandırması kendisinin ne kadar büyük bir kalem olduğunu bizlere gösteriyor.Bu naçizane kitabı herkesin okuyamayacağından elbette eminiz o yüzden okuyan Türk evlatlarına ve gençliğine ne mutlu.
172 syf.
·10/10
Milliyetçi olan kişilerin mutlakâ okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitapdır. Kitap Türk ırkına ders verici içerikler içermekle beraber millî şuurda bir uyanış olmasını sağlamaktadır. Türk anne ve babaların evlatlarına alacağı ve özetini çıkarttıracağı bir kitapdır. Bilinçli bir Türk nesli için geç kalınmış değildir. Milliyetçilik,millî bilinçde olan milletlerin kendilerini savunma mekanizmasıdır. Bu yüzden önemsenmeli yabancıların bu mekanizmaya zarara uğratacak her davranışına şiddetle karşı durulmalıdır.
172 syf.
Türk Ülküsü, Hüseyin Nihal Atsız'ın çeşitli dergilerde yazdığı (Orhun, Ötüken gibi) makalelerin birleştirildiği bir yapıt. Makalelerin en sevdiğim özelliği, aslında içeriğinde çok fazla kişilik, mizaç ve karakteri okuyuculara izhar edebilmesi. Bu eserde de kendisini yakından tanıma şansımız oluyor.

Okumadan, sorgulamadan şahsına yöneltilen "kafatasçı" ithamlara cevap olacak nitelikte aynı zamanda. Buna ilaveten, Türkçeyi yalın ve yerinde kullanıyor olması okumayı da kolaylaştırıyor. Makalelerin dili oldukça anlaşılır ve akıcı. Kitap genel hattıyla iki kısımdan oluşuyor, kısımlar da kendi içinde devam ediyor.

Atsız'ı edebiyatçı kişiliğiyle çok beğensem de ideolojik olarak aynı şeylere sahip olduğumuzu söylemek benim için zor olacaktır. Kendisine, kişiliğine, ülküsüne ve yaşantısına saygı duyuyorum. Ara ara kullandığı sivri dil, benim tabiatıma uygun olmasa da kitabın aynı zamanda 1931-1974 yılları arasında yazmış olduğu makaleler olduğu gerçeğini de gözardı edemeyiz.

Türk ülküsü hakkında idealist fikirleri, duyguları ve eleştirileri olan bu za't-ı muhteremi dinlemekte yarar var.

Vaktiyle bir Atsız varmış, var olsun.
1 - Türkçüyüz.
2 – Arınmış Türkçeciyiz.
3 – Yasacıyız.
4 – Toplumcuyuz.
5 – Millî gelenekçiyiz.
6 – Şuurlu demokrasiye taraftarız.
7 – Ahlâkçıyız.
8 – Bilimciyiz.
9 – Teknikçiyiz.
Hüseyin Nihal Atsız
Sayfa 100 - Ötüken Neşriyat - 19. Basım
Filimler,romanlar,pilajlar ve sokaklar bin türlü ahlaksızlıkla dolup taşarken okullarda verilecek bir kaç öğüdün ne tesiri olabilir?
Yeni binanın adı "Cumhuriyettir". Temelinde kan ve iman vardır. Biz bu binanın yıkılmayacağına inanmışız.
Sözün kısası: Kendimize dönelim. Ahlâk, edebiyat, musiki, giyim, zevk, yemek, eğlence, hukuk, aile,
görenek, gelenek ve her şeyde millî olalım.
Hüseyin Nihal Atsız
Sayfa 57 - Gençlik ve Ahlâk, Bozkurt, 7.sayı, 2 Temmuz 1942

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk Ülküsü
Baskı tarihi:
28 Ekim 2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753710596
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İrfan Yayıncılık
Baskılar:
Türk Ülküsü
Türk Ülküsü
Yazarın 1 Ocak 1966 tarihli "Önsöz"ünde:
"... Böylelikle kitap kısa bir zamana değil, uzun bir zamana seslenebilecek bir ülkü dergisi durumuna gelmektedir" ifadesiyle karar kıldığı şekle sadık kalınmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.015 okur

  • Meryem Taştan
  • Barış BATU
  • Alev Güngör
  • İlker Çelik
  • Meltem
  • Mert Ecevit
  • Gökhan Dumrul
  • Cemile yılmaz
  • B.
  • Yılmaz Baran

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.4 (12)
9
%1.7 (6)
8
%1.1 (4)
7
%0.3 (1)
6
%0
5
%0.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları