Türk Ülküsü

Hüseyin Nihâl Atsız
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·120 syf.··
2020 11. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 15:28
Çok değerli birinin tavsiyesi üzerine okumuş olduğum bu kitabı hiç bitirmek istemedim... Türk ülküsünün bizlere ne olduğunu, Türk'ün Türk'ten başka dostunun olmadığı, ülküsü sağlam olan bir milletin içindeki karanlık akreplerin hiçbir şey yapamayacağını, görevini iyi yapamayan yada yapmayan üst düzey yöneticilere verdiği tarihi ayarlar ve daha niceleri.... Mutlak okunmasını tavsiye edibileceğim bir başyapıt.. Son bir söz dilimizde daima: 'Tanrı Türk'ü korusun..'
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
10/10
·120 syf.··
2022 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2022 13:10
Ülkücülük, belli bir ülküye çıkar gözetmeden bağlanma, ülküsü uğrunda her türlü güçlüklere göğüs germe biçimindeki tutum ve bu tutumu bir dünya görüşü olarak benimseme anlamına gelmektedir. Kitabın genelinde anlatılan konu Türkçülük, Turancılık, Ülkücülük üzerinedir. Kitabı hiç sıkılmadan okudum. Her gencin okuması kendine rehber olarak tutması gerekir. Akıcı anlatımı ve anlaşılır yazış tarzı ile insanı yormayan bir kitap. İnsanın Türklük bilincini daha çok arttırıyor. Okumanızı içtenlikle tavsiye ederim.
Hüseyin Nihal Atsız
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 19:02
Atsız'ın Türk Ülküsü kitabı, her Türk'ün özellikle gençlerin okuması gereken bir kitaptır. Genç yaşta ülkü edinmemizi bize söyleyen ve bu ülkünün niteliklerinden açıkça bahseden bu kitap, aynı zaman da gençlere kendi benliğini tanıma yolunda da bir öncüdür. Benlik arayışında olan her Türk öncelikle bu kitabı okumalıdır diye düşünüyorum.
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2020 00:16
Hüseyin Nihal Atsız'ın romanları benim hayatımda kitap okuma alışkanlığımı tamamen değiştirmiş, bana bir bakış açısı kazandırmıştır. Kendisinin birçok eserini okumama rağmen fikirleri hakkında net bilgilere bu eserde ulaştım. Fikirleri net ve açıkça bunu ifade etmiş kitabında. Bazı hedeflerini abartılı buldum. Fakat yazıldığı dönem itibariyle bakacak olursak yazılanlara hak verilebilir. Bugünümüze hitap eden onlarca fikirleri olmasının yanı sıra, zamana karşı yenik düşmüş onlarca hedef de var. Atsız Türk milletinin yegane gücünün savaşmak olduğunu bu özelliğimizi kaybetmemiz için her türlü sistemimizi buna göre ayarlamamız gerektiğini söylemiş. bunu yaparken disiplini elden bırakmayan laubaliliğe izin vermeyen bir yapı kurulmasını istemiş. Bu fikirlerine hak veriyorum fakat bugün ülkeler ve devletler salt bir ordu ile değil köklü bir eğitim, kaliteli sanat ve ilerici bilimle olağanüstü başarılara imzalar atabiliyor. Hala stratejik savaşlar devam etmekte fakat bugün yapılan savaşlar, mazlumların hayatını karartmaktan vampirlere daha çok kan sağlamaktan başka ne yapabiliyor? Her daim savaşa hazırlıklı olmalıyız ama ülkemizi her alanda sanatta edebiyatta sporda da temsil etmeliyiz. Savaş gerekli olmadıkça cinayettir.
1000Kitap
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 2. kitabı
Tarihimizle övünmek elbette hakkımız, tarihe yakışır bir şekilde gelişmekte şartımız. Türkçü hiç şüphesiz Türk'den olur fakat her Türkçüyüm diyen Türk, Türkçü değildir Samimi olması ve Türkçülüğün şartlarına uyması lazımdır. "'Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir'"
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
Türk ülküsü
8/10
·120 syf.··
2019 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2019 20:24
Hüseyin Nihal Atsız ' ın Türk ülküsüne dair ve Türk ülküsünün barındırdığı konular açısından düşünmeyi ve bilgilenip bilinç anlamında kendimize kılavuz edebileceğimiz yayımlanan yazıların toplamını barındıran minik bir Türk Tarihi kitabıdır.
Tarih
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
Türk ülküsü
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Savaşmak, yaşamak için gereklidir. Çünkü milli çıkarların çatıştığı davaları bitirmek için, savaştan başka çare bulunamamıştır. Milletleri savaşa hazır bulunduran iki vasıta vardır. Biri maddidir,buna teknik diyoruz. Biri ruhidir ülkü adını veriyoruz.
Düşünce
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
Türk ülküsü
10/10
·120 syf.··
2020 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2020 23:58
Kitaplarını okumadan önce,arkadaş çevresinde ismini çok duyduğum,genellikle faşist diye nitelendirilen Bilge Atsızın okuduğum ikinci kitabı.Kitapta özellikle “Türk Kızları Nasıl Yetiştirilmeli?” makalesi,günümüz Türkiyesinde feminizmden bi haber , çakma özgürlükçü genç kız kardeşlerimize kesinlikle okutulmalı.Tarihin Barışmaz Düşmanları makalesini okuduğumda neden faşist diye nitelendirildiğini biraz saha anlamış oldum.Tavsiyem Atsız okumadan daha önce Ziya Gökalp’in Türkçülüğün Esasları kitabını okumanızdır. Ne demiş Hüseyin Nihal Atsız; Bize bir gençlik lazımdır . Temelinde cehalet , duvarlarında riya , tavanlarında dalkavukluk bulunmasin.
1000Kitap
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
·
408 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2017 11:05
TÜRK Ülküsü okuduğum beni ileri derecede etkileyen bir eser kitap bana kalırsa Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları eserine Çok benzetiyorum. İkiside manifesto değerinde altı çizile çizile okunması gereken bir kitap benim en dikkat çektiğim nokta Ahlakın millet yapısının temeli olduğu ve o olmadan hiçbir şey olmayacagını söylemesidir ve bu ahlakın soya bağlı olduğunu öne sürmesi
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2016 22:41
Bir ülkünün çevresinde toplanmak ve onun için ölümü göze alarak savaşmak ne güzel şeydir! İnsanlar ancak ülkü ile hayvanlardan ayrılabiliyorlar. Millî bir ülkü olmadıktan sonra, insanın hayvandan ne farkı kalır? Hayvan, ölümden ve ızdıraptan kaçar, kuvvetliden korkar. Ölümden korkmayan, ızdıraptan kaçmayan, kuvvetli ile savaşı göze alan yaratık, ancak ülkücü insandır.
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 20154,928 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Nihâl AtsızYazar · 45 kitap
Hüseyin Nihal Atsız, Türk yazar, şair, tarihçi ve ideologdur. Nejdet Sançar'ın ağabeyidir. Yağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır. Rıza Nur'un mânevi oğludur. Kendisini Türkçü ve Turancı olarak tanımlar. Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazasının Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır. Mehmet Nail Bey'in ilk eşinden üç çocuğu olmuştur. 12 Ocak 1905'de Hüseyin Nihal (Atsız), 1 Mayıs 1910'da Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912'de Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) dünyaya geldi. 1930 yılında ilk eşinin damar sertliğinden vefatı üzerine Mehmed Nail Bey, 1931 yılında yeniden evlenmiştir. İkinci eşinin adı da Fatma Zehra'dır. İkinci eşinden 1932 yılında Necla (Çiftçioğlu) adlı bir kızı olan Mehmed Nail Bey ikinci eşiyle geçinememiş ve iki yıl sonra ayrılmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız, 12 Ocak 1905'te İstanbul Kadıköy'de doğdu. İlköğrenimini Kadıköy'deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde (İstanbul Lisesi) yaptı. Buradan mezun olunca Askeri Tıbbiye'ye yazıldı. Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askeri Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım (teğmen)'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den çıkarılmıştır. Bu olaydan sonra üç ay kadar Kabataş Erkek Lisesi'nde yardımcı öğretmenlik yapan Atsız, daha sonraları Deniz Yolları'nın Mahmut Şevket Paşa adlı vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış ve bu vapurla İstanbul-Mersin arasında birkaç sefer yapmıştır. Üniversite Yılları ve İlk Fikirler 1926 yılında İstanbul Dârülfünunu'nun Edebiyat Fakültesinin "Edebiyat Bölümü"ne ve İstanbul Dârülfünunu'nun yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi'ne kaydolan Atsız, bir hafta sonra askere çağırılmış, tecil isteği kabul edilmeyen Atsız askerliğini 9 ay olarak 28 Ekim 1926-28 Temmuz 1927 tarihleri arasında İstanbul'da Taşkışla'da 5. piyade alayında er olarak yapmıştır. Ahmet Naci adlı arkadaşı ile birlikte hazırladığı 'Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri' adlı makalenin Türkiyat Mecmuası nın ikinci cildinde yayınlanması ile hocası olan Mehmet Fuad Köprülü' nün dikkatini çeken Atsız, 1930 yılında Edirneli Nazmi'nin divanı üzerinde mezuniyet çalışması yapmıştır ('Divân-ı Türki-i Basit, Gramer ve Lügati', 1930, 111 s. Türkiyat Enstitüsü Mezuniyet Tezi, no 82). Aynı yıl Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur. Atsız'ın sınıf arkadaşları arasında Tahsin Banguoğlu, Ziya Karamuk, Orhan Şâik Gökyay, Pertev Nâili Boratav, Nihad Sâmi Banarlı gibi isimler yer alıyordu. Mezuniyetinden sonra Edebiyat Fakültesi Dekanı olan hocası Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü, Maarif Vekâleti'nde Atsız için girişimde bulunarak, Yüksek Muallim Mektebi'ni öğrenci olarak bitirdiği için, liselerde yapması gereken 8 yıllık mecburi hizmetini affettirmiş ve 25 Ocak 1931'de Atsız'ı kendisine asistan olarak almıştır. Atsız, yine 1931 yılında Dârülfünunun felsefe bölümünden mezun olan ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş, ancak 1935 yılında ayrılmıştır. Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua (17 sayı)'yı çıkarmaya başladı. Mehmet Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de içinde bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu Türkçü ve Köycü dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, âdetâ Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur. Atsız, kendini tanıtmaya başlayan ilk yazılarını (H. Nihâl) imzası ile, hikâyelerini de (Y.D.) imzasıyla, bu dergide yayınlamaya başlamıştır. 1932 Temmuzunda Ankara'da toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi esnasında, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'a Dr. Reşid Galib'in yaptığı eleştiriler üzerine Atsız, içerisinde ikinci eşi Bedriye Atsız ile Pertev Nâili Boratav' ın da bulunduğu 8 arkadaşı ile, Dr. Reşid Galib'e "Zeki Velidi'nin talebesi olmakla iftihar ederiz" diyen bir protesto telgrafı çekmiş ve bu telgraf üzerine de Reşid Galib'in tepkisini üzerine çekmiştir. 19 Eylül 1932'de Reşid Galib, Maarif Vekili olmuştu. Kısa bir süre sonra da Mehmet Fuad Köprülü'nün dekanlıktan ayrılması üzerine Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na vekâleten bakan Ali Muzaffer Bey asâleten tâyin edilmiştir. Reşid Galib, Atsız Mecmuanın 17. sayısındaki 'Dârülfünun'un kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi' adlı makalesi nedeniyle Edebiyat Fakültesi Dekanı'na baskı yaparak, 13 Mart 1933 tarihinde Atsız'ın üniversite asistanlığına son vermiştir. Atsız, 1975 yılının kasım ayının ortalarında hasta olduğundan şüphelenmiş, ancak yapılan muayene ve testler sonucunda bir hastalık bulunamamıştır. 10 Aralık 1975 Çarşamba gününün akşamı kalp krizi geçirmiş, gelen doktor enfarktüs olduğunu anlayamamıştır. Ertesi akşam Atsız yeni bir kriz geçirmiş, 11 Aralık 1975 Perşembe günü vefat etmiştir. 13 Aralık 1975 tarihinde Kurban Bayramı'nın ilk günü Kadıköy Osmanağa Câmii'nde Kılınan ikindi namazını müteakip Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Türkçülüğün öncülerinden olan Nihâl Atsız, Turancı çevreler tarafından aynı zamanda güçlü bir Türkolog olarak kabul edilir. Bu çevrelere göre Türk dilini, tarihini ve edebiyatını gayet iyi bilen Atsız, özellikle Türk tarihinin Göktürk kısmında uzmanlaşmıştı. Çok sevdiği bu devreyi "Bozkurtların Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" adlı iki eser ile romanlaştırmıştır. "Deli Kurt" adlı romanı Osmanlı tarihinin ilk devrelerinin romanlaştırılmış şeklidir. "Ruh Adam" 'daki Selim Pusat'ın şahsiyetinde Atsız'ı görürüz. "Ruh Adam" 'ın devamı olarak "Yalnız Adam" 'ı yazacağını söylüyordu. Yine yazacağını bildirdiği bir eseri de Bozkurtlar serisi'nin 3. cildi idi. Yayınlanmamış eserlerinin içerisinde "II. Mahmut'tan Günümüze Kadar Osmanlı Hanedanı Tarihi" adlı bir eseri de vardır. Nihâl Atsız'ın şiirleri "Yolların Sonu" adı ile kitap halinde basılmıştır.